Michel Eyquem de Montaigne (28 Şubat 1533 - 13 Eylül 1592) Fransız yazar.28 Şubat 1533 tarihinde Périgord'da doğdu, 13 Eylül 1592 tarihinde aynı kentte öldü. Katolik inançlarına bağlı varlıklı ve soylu bir ailenin çocuğudur. Babasının etkisiyle çok küçük yaşta öğrenim görmeye başladı. 1546 yılında Collége de Guinne'yi bitirdi. Toulouse Üniversitesi'nde hukuk okudu. Bir süre Bordeaux parlamentosunda danışmanlık, sonra belediye başkanlığı, Etat Généraux'da milletvekilliği yaptı. Almanya ve İtalya'yı gezdi. Daha sonra şatosuna çekilerek kendini bütünüyle felsefe ve edebiyata verdi. Felsefede us ilkelerine dayalı kuşkucu bir yöntemi benimsedi. Montaigne başlıca yapıtı denemeler (Essais) için "Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı" der. Deneme türünün yaratıcısı olarak kabul edilir. En önemli eseri Denemeler'de, insanı, özellikle de kendini büyük bir açıksözlülükle inceler. Bu denemelerin bir bölümü Sabahattin Eyüboğlu tarafından Türkçeye çevrilmiştir. ---------------------------------------------- 1533-Michel de Montaigne doğuyor ve Papessus köyünde bir sütnineye gönderiliyor. Ayrıca bakınız>>> Montaigne'den Vecizeler Denemelerin KonusuBaşkaları insanoğlunu yetiştiredursun ben onu anlatıyorum ve
kendimde, pek kötü yetişmiş bir örneğine gösteriyorum. Bu örneği
yeniden biçim vermek elimde olsaydı onu elbet olduğundan çok başka
türlü yapardım. Bir kez yapılmış artık. Şunu söyleyeyim ki, kendimi
anlatırken söylediklerim değişik ve değişken lmakla beraber hiç
gerçeğe aykırı değildir. Dünya durmayan bir salıncaktır: Orada her şey
toprak, Kafkas'ın kayalıkları, Mısır'ın piramitleri, hem çevresiyle
birlikte, hem de kendi kendine sallanır. Durmanın kendisi bile daha
ağır bir sallantıdan başka bir şey değildir. Konumu (kendimi) hep aynı
halde bulundurmak elimde değil. Doğal bir sarhoşlukla, salına serpile
yürüyüp gidiyor. Onu belli bir noktada, canımın istediği bir andaki
haliyle alıyorum. Duruşu değil, geçişi anlatıyorum: Fakat yaştan yaşa,
yahut halkın dediği gibi «yedi yıldan yedi yıla» geçişi değil, günden
güne, dakikadan dakikaya geçişi. Hikayemi saati saatine yazmam
gerekiyor. Az sonra değişebilirim. Yalnız halim değil, amacım da
değişebilir. Benim yaptığım, değişen ve birbirine benzemeyen olaylar,
kararsız ve bazen çelişmeli düşünceleri yazıya dökmektir. Acaba
benliğim mi değişiyor, yoksa aynı konulan ayrı koşullara ve ayrı
bakımlara göre mi ele alıyorum? Her ne hal ise, kendi kendimden
ayrıldığım oluyor. Fakat Demades'in dediği gibi, doğrudan hiç MONTAİGNE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER1-Denemeler'de gördügüm herşeyi Montaigne'de degil kendimde buluyorum.( PASCAL ) 2-Bir kitap buldum burada. montaigne'nin kitabı;yanıma almadım sanıyordum.aman ne hoş adam.ne zevk onunla beraber olmak.( Mme de SEVİGNE ) 3-Montaigne,katoliklerle tatlı tatlı alay eden adamdır.( BAYLE ) 4-Montaigne,o hoş sohbet insan. 5-Eminim alışacaksınız Montaigne'e. insanoglu ne düşündüyse onda var ve bukadar kudretli üslup zor bulunur.bir şey ögretmiyor,çünkü hiçbir şeyi kestirip atmıyor.dogmacılıgın tam tersi.magrur adam ama kim magrur degilki? alçak gönüllü görünenler büsbütün magrur degilller mi? her satırında ben;kendim diye konuşuyor;ama ben,kendim demeden hangi bilgiye varılabilir? haydi,bırakın allah aşkına hocam,filozofun,metafizikçinin bundan iyisi görülmemiş( DEFFAND ) 6-Montaigne,o tanrı gibi bir adam 16.yy'lın karanlıkları içinde tek başına diri ve tertemiz bir ışık saçmış ve dehası ancak zamanımızda gerçek ve felsefi düşünce hurafelerin,gericiliklerin yerini alınca anlaşıldı.( GRİMM ) 7-Montaigne'nin fikirleri yanlış ama güzel.( MALEBRANCHE ) 8-Yazarların çogunda,yazan adamı görüyorum, Montaigne'de ise düşünen adamı( MONTESQUİEU ) 9-Çocukken babamın kitaplıgından bana denemeler çevirisinin perişan bir cildi kalmıştı.seneler sonra,kolejden çıkışımda bu cildi okudum ve öekileri arayıp buldum.bu kitapla ne büyük haz ve hayranlık saatleri geçirdigimi hatırlıyorum.bu kitabı,yaşadıgım başka bir hayatta yazmışım gibi geliyordu bana,o kadar candan bana,benim düşüncemi,benim hayat tecrübemi söylüyordu.( EMERSON ) 10-Montaigne ammada fikir çalmış benden.( BERANGER ) 11-Montaigne ölüyor.kitabını tabutunun üstüne koyuyorlar;cenazesinde yakını olarak din bilgini charron ve manevi kızı mademoissele de gournay var.resmen septik olarak Bayle ve Naude onlara katılıyor.sonra montaigne az çok baglanlar,bir an için ondan zevk almış olanlar,bir an için yanlızlık sıkıntısından kurtardıgı,şüphe ettirmek sayesinde düşündürdügü kimseler akraba ve komşu olarak madem de savigne,la fontaine;onun yaptıgını yapmaya özenip,onu taklit etmeyi şeref bilenler:La Bruyere,montasqiue,j.j rousseau;ortada tek başına Voltaire;daha az önemli kimseler,karmakarışık saint evramount,daha arkada çagdaşlarımız ve daha hepimiz.ne büyük bir cenaze alayı.bir insan Ben'i için bundan daha fazlası umulabilirmi? peki ama, ne yapıyorlar bu cenaze alayında? merasim icabı hüngür hüngür aglayan mademoiselle de gourney den başka herkes konuşuyor.merhumdan onun sevimli taraflarından,hayata bu kadar karışan felsefesinden bahsediyorlar.herkes kendi kendinden bahsediyor.onunla herkesin ortak oldugu taraflar ortaya konuyor.kimse ona olan borcunu unutmuyor;her düşünce onun bir yankısı gibi....korkarım bu aayda dua eden tek adam Pascal'dır.( SAİNTE-BEUVE ) 12-Montaigne'i sevmek kendini sevmek,kendini herşeye tercih etmektir.montaigne'i sevmek yanlız gerçegi degil,dogruluk ve ödev duygusunuda yanlız kendinden yana çekmektir.montaigne'i sevmek,hayatımızda hazlara,aciz tabiatımızın kaldıramayacagı kadar yer vermektir...( BRUNETİERE ) 13-Montaigne fransız rönesansını bitirip klasik çagı haber veriyor.( LANSON )
|
