Maupassant Öyküleri |
İLK KAR |
Croisette gezi yeri, masmavi kıyı boyunca uzanıyordu. İlerde sağda, Esterel dağı denizin içine kadar uzanıyor ve sivri tepeleri ufku kapatarak manzarayı engelliyordu. Genç bir kadın, kapısı Croisette'e açılan küçük ve sevimli evinden çıktı. Bir ara durdu ve yoldan geçenleri seyretti. Sonra yorgun bir yürüyüşle denizin karşısındaki boş bir bankın önüne geldi. Yirmi adımlık yolu yürümekten bitkin, soluk soluğa banka oturdu. Solgun çehresi, ölü yüzünü andırıyordu. Öksürmeye başladı ve kendisini bitirip tüketen bu sarsıntıları durdurmak istercesine eliyle ağzını kapattı. Her şeyi hatırlıyordu. Dört yıl önce, kendisini Normandiyalı bir soyluyla evlendirmişlerdi. Evlendiği adam, güçlü, sakallı, geniş omuzlu, dar kafalı ve neşeli mizaçlı biriydi. Parasal birtakım nedenlerle evlendirmişlerdi onu. Kendisine kalsa, bu evliliğe "Hayır" derdi. Ama anne ve babasını kızdırmamak için, evlenirken hafif bir baş hareketiyle "Evet" demişti. Paris'te büyümüş, yaşamaktan mutluluk duyan, neşeli bir insandı. Kocası, evlendikten sonra onu Normandiya'daki şatosuna götürdü. Şato, yaşlı ağaçlarla çevrili, çok geniş, taştan bir yapıydı. Karşısında büyük bir çam ormanı vardı. Sağ tarafta, çamların arasındaki açıklıktan, uzaktaki çiftliklere kadar uzanan çıplak ova görünüyordu. Şatonun önünden geçen kestirme bir yol, üç kilometre ötedeki anayola bağlanıyordu. Gece oldu. Odalarını ayırmışlardı. Kendi odasına çıkıp yattı. Yatakta bile üşüyordu. Bir türlü iyileşemiyordu. Soğuktan adamakıllı etkilenen ciğerleri, hayatı için tehlikeli olmaya başlamıştı. Doktor, "Burada kalırsa, soğukları çıkartamaz" dedi. Şimdi de hastalıktan ölecekti; bunu biliyordu. Fakat mutluydu. "Sevgili Karıcığım, Mektubu okumayı kesti. Bir kaloriferi olmasından nasıl da mutluluk duyuyordu! Mektubu tutan sağ eli yavaşça dizlerinin üzerine düşerken, göğsünü yırtan inatçı öksürüğünü dindirmek için sol elini ağzına götürüyordu.(11 Aralık 1883) |
