TEŞBİH ( BENZETME ) |
Teşbih:Anlatımı güçlendirmek amacıyla,aralarında ortak nitelik bulunan iki varlık ya da kavramdan,ortak nitelik yönünden güçlü olandan zayıf olana aktarma yapılmasıdır. Benzetmenin dört öğesi vardır : 1.Benzeyen ( B ) : Özellikçe zayıf olan Bunlardan ilk ikisi benzetmenin asıl öğeleridir.Benzetme yönü ve ÖRNEK " Cennet gibi güzel vatan " KB BE BY B Bir benzetmede bu dört öğe her zaman bir arada bulunmayabilir. Benzetme,kullanılan öğeler bakımından çeşitlere ayrılır: 1.Ayrıntılı (Tam) teşbih : Dört öğesi de bulunan benzetmedir. 2.Kısaltılmış teşbih : Benzetme yönü bulunmayan benzetmedir. 3.Pekiştirilmiş teşbih :Benzetme edatı bulunmayan benzetmedir. 4.Yalın teşbih (teşbih-i beliğ) : Benzeyen ve kendisine benzetilenle UYARI ! "Annem melek gibi temiz ruhlu bir insandı." (tam teşbih,mecaz yok) "Melek annem,cennete doğru yola çıktı." ("Melek annem" sözü Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. 2."Bütün gece vagondan vagona un çuvalları taşımış hamallar gibiyiz." 3."Büyük sahra denen bu kum denizinde daha günlerce hamallık UYARI ! 4."Erciş sapağında,Van Gölü mavi bir çarşaf gibi önüme serildi." 5."Beş altı araba,gelin alayı gibi sıralandı." 6."Fırtınada bir deniz feneri kadar yalnızdım." 7."Rujlu dudakları açık bir yarayı andırıyordu." 8."Köpek leşi gibi uyuyor şehir." 9."Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü…" 10."İyi sözler söylenmiş bir kadın gibi güzelleşiyor dünya." 11."Sürüklenen bir kış ölüsüdür zaman." 12."Biliyorum / Şiir bir pencere kuşudur." 13."İnsan bir ormandır derdim sana hep." 14."Bir bakışı vardı Esma'nın / Kavak yelleri gibi pırıl pırıl." 15."Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım." 16."Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik." 17. "Durmuş bir saat gibiydi durup geçmeyen zaman." 18. "Şiir bir cennet bahçesi / Girmeyene anlatılmaz." 19. "Gözlerimiz kurşun,elimiz bıçak/Severek öldürdük güzellikleri." 20. "Garibanlar yolunuyor kaz gibi/Hangi kuşun neresini yazayım." 21. "Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi." 22. "Acep beni anar m'ola / O kaşları keman şimdi." 23. "Ve çobanlar gibi dallar yaktık." 24. "Kul Mustafa karakolda gezerken /Gülle kurşun yağmur gibi yağarken." 25. "Yıldız gibi doğdukça güzel her akşam." 26. "Gözleri çıkarılmış bir âmâ gibi evler." 27. "Ben kendi varlığı içinde taşan / Uçsuz bucaksız bir denizim." |