TECÂHÜL - İ ÂRİF ( BİLMEZLİKTEN GELME ) |
TECÂHÜL - İ ÂRİF ( BİLMEZLİKTEN GELME ):Bir anlam inceliği yaratmak ya da nükte yapmak için, şairin, çok iyi bildiği bir şeyi bilmiyor görünerek söz söylemesine tecâhül -i ârif denir. ÖRNEKLER Son dizede şair ölülerin üşümediklerini bildikleri halde,sorudan
VAAD : herhangi bir konuda söz vermek , BUSE : öpücük , * "Ey şûh Nedimâ ile bir seyrin işittik ŞÛH : çılgın , TENHACA : gizlice , İŞRET : yeme içme * "Âb-ı gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem ( Bilmiyorum, dönen kubbe "gökyüzü" kendiliğinden mi su rengindedir; Fuzuli bu beytinde, gökyüzünün niçin su renginde olduğunu bilmediğini söyleyerek, döktüğü göz yaşlarının gökleri kaplaması nedeniyle böyle olabileceği ihtimalini ileri sürüyor. Doğal olarak şairin gökyüzünün niçin su renginde olduğunu bilmemesi imkânsız; fakat böylece ne kadar çok ağlamış, çok gözyaşı dökmüş olduğunu nükteli bir tarzda belirtmiş oluyor. Bu beyitte tecâhül-i ârif ile mübalağa da vardır. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1- "Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım |