• Anasayfa
  • Biyografi
  • Türk Dili
  • Türk Edebiyatı
  • Rehberlik
  • Forum
Turkceciler.com

İÇERİK

TÜRK EDEBİYATI TARİHİ

  • Dönemlere Göre Ayrıntılı
  • İslamiyet Öncesi
  • İslamiyet Sonrası
  • Halk Edebiyatı
  • Divan Edebiyatı
  • Tanzimat Edebiyatı
  • Servet-i Fünun Edebiyatı
  • Fecr-i Ati Edebiyatı
  • Milli Edebiyat
  • Cumhuriyet Dönemi
  • Türkiye Dışı Edebiyat
  • Edebiyatımızda İlkler
  • Dünya Edebiyatı
  • Batı Edebiyatı
  • Çocuk Edebiyatı

Sav Nedir? Sav Örnekleri

Sözlü Edebiyat Dönemi

Sav, İslamiyet öncesi Türk edebiyatında atasözünün karşılığıdır. Bir düşünceyi, bir deneyimi, bir öğüdü, en az sözcükle kısaca anlatan kalıplardır. Biçim olarak bir düz yazı tümcesi veya bir şiir dizesi gibi olabilirler. İslamiyet öncesi Türk edebiyatına ait savların kimileri küçük ses değişiklikleriyle, Türkçede bugün de yaşamaktadır. 

Eski Türkçe İle

Türkiye Türkçesi İle

1. Aç ne yimes, tok ne times.
2. Alın arslan tutar, küçin sıçgan tutmas.
3. Bir karga birle kış kelmes.
4. Böri koşnısın yimes.
5. Ermegüke bulıt yük bolır.
6. Efdeki buzagı öküz bolmas.
7. İt ısırmaz, at tepmes time.
8. Tag taga kavuşmas, kiş kişike kavuşur.
9. Yılan kendi egrisin bilmes, tefi boynın eğri tir.
10. Kanıg kan bile yumas.
1. Aç ne yemez, tok ne demez.
2. Al (Hile) ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.
3. Bir karga ile kış gelmez.
4. Kurt komşusunu yemez.
5. Tembele bulut yük olur.
6. Evdeki buzağı öküz olmaz.
7. İt ısırmaz, at tepmez deme.
8. Dağ dağa kavuşmaz, kişi kişiye kavuşur.
9. Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynun eğri der.
10. Kanı kanla yıkamazlar

İslamiyet öncesi Türk edebiyatına ait en güzel savları XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud'un yazdığı Divânü Lûgati't Türk adlı eserde görüyoruz.

Sav Özellikleri:
-"Sav" olarak adlandırılan bu ürünler bugünkü anlamda atasözüdür.
-Uzun gözlem ve deneyimlerin sonucunda söylenmiş, gerçekleri yansıtan sözlerdir.
- Bu savların bir kısmı günümüzde atasözü olarak bilinip kullanılmaktadır.  

Sav Örnekleri: (Divanü Lügati't-Türk'ten)

Eski Türkçe İle

Türkiye Türkçesi İle

Aç ne yemes, tok ne times
Ağılda oğlak toğsa arıkta otı öner
Alın arslan tutar - Süçin oyuk tutmas
Anası teflük yufka yapar, oğlı tetik koşa kapar
Avcı nice al bilse adığ anca yol bilir.
Kaynar öküz keçiksiz bolmas
Kişi alası içtin - Yılkı alası taşdın
Közden yırarsa könülden yeme yırar
Kuş kanatın er atın
Künde irük yok, beğde kıyık yok
Öd keçer kişi tuymas - Yalnğuk oğlı mengü kalmas
Ot tütünsüz bolmas - Yeğit yazuksı bolmas
Tay atatsa at tınur - Oğul eredse ata tınur
Aç ne yemez, tok ne elemez.
Ağılda oğlak doğsa ırmakta otu biter.
Hileyle arslan tutulabilir, zorla höyük bile tutulmaz.
Anası, kurnaz, yufkayı (ince) yapar; oğlu, çevik, (yapılanı) çifte kapar.
Avcı ne kadar hile bilse ayı o kadar yol bilir.
Coşkun ırmak geçitsiz olmaz.
İnsan alası içinde, hayvan alası dışında.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.
Kuş kanadıyla, er atıyla.
Güneşte çatlak olmaz; bey (sözünde) caymak olmaz.
Zaman geçer kişi duymaz; Âdemoğlu bakî kalmaz.
Ateş dumansız olmaz; yiğit günahsız olmaz.
Tay büyürse at dinlenir; oğul büyürse ata inlenir.

Ayrıca bakınız-> Sözlü Edebiyat

Sav diğer anlam: Sav veya tez, bilimsel yöntemde belli ön bilgilere dayanılarak, henüz kanıtlanmamış fakat mevcut bilgilerle mantıksal olarak çelişmeyen, bilimsel araştırma sürecinde doğrulanmaya çalışılan düşüncelerdir. Bu kökten türeyen "savcı" kelimesi ise ön bilgiye dayanarak, kanıtlanabilir bir düşünceyi ortaya koyan kişiyi ifade eder.

© 2007 Turkceciler.com| Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi | Tüm hakları saklıdır.