|
| Hayatı ve Şiirleri |
17’nci yüzyılın ikinci yarısıyla 18’inci yüzyılın ilk yarısı arasında yaşadı. Asıl adı Mehmet ya da Mustafa. Yaşamına ilişkin kesin bilgiler yok. Nereli olduğu da kesin olarak bilinmiyor. Kırımlı, İstanbullu ya da devşirme olduğu yolunda tahminler var. Ancak Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın ikinci Viyana kuşatması üzerine söylediği şiirler, onun bu savaşa katıldığını göstermese de dönemin olaylarıyla ilgili bilgisi olduğuna işaret eder. Osmanlı devletinin birçok yerini gezdi. Hem aruz, hem hece ölçüsüyle şiirler söyledi. Aruzda, hecedeki kadar başarılı olamadı. Pek çok eski eserde ondan sözedilmesi şiirlerinin çokça tanındığını ve sevildiğini gösterir. Müzikle de ilgilendi. Şiirlerinde pekçok makam kullandı. Bazı şiirleri başkaları tarafından bestelendi. Kendi adıyla bilinen bir de makam vardır. Yani "Gevheri Makamı." BEYAZ GÖĞSÜN BANA KARŞI Beyaz göğsün bana karşı Öldürüp kanıma girme Gevheri der: Şah-ı bülbül, ******************************************************* EY EFENDİM BANA MEYLİN VAR İSE Ey Efendim, bana meylin var ise Tamahım yok bu dünyanın malına T’an eyleyip niçin eli kınarım Gevheri der: Fırsat gitti elimden **************************************************** CEMALİN BAĞINDA SEYRAN EYLEDİM Cemalin bağında seyran eyledim Sende ne halet var, ey peri sanem! Dost ele alınca tir-ü kemanı Gevheri! Gözyaşım döndü ırmağa ***************************************************** TAZELENDİ ÂLEM NEVBAHAR OLDU Tazelendi âlem nevbahar oldu Tîg-i gam ile hasmını hakla Andelipsiz bağlar gülşen olmaz İş edelim mest-i müdam olunca Bilemizce ola şeştar ***************************************************** NE KAÇARSIN BENDEN EY YÜZÜ MÂHIM Ne kaçarsın benden ey yüzü mâhım Gece gündüz bir visâle ermedim Söyle murâdını ben de bileyim Hercâisin gonce gülüm kokulmaz ***************************************************** Elâ gözlerini sevdiğim dilber! Aman, hey eğlencem, gel yine aman! Bir melek nesli mi vardır soyunda Gevheri yârinin gülleri aktır ******************************************* Beni kimse eğleyemez Mailim selvi boyuna Kaşların yay, kirpiğin ok Gevheri’yi kimse bilemez |