CAN BAHADIR YÜCE |
Can Bahadır Yüce (1981-?)
Can Bahadır Yüce EserleriŞİİR: Şiirlerinden ÖrnekBalkon bir güle kapanıp kalmaktır şimdi kumsalların iliğine çekilir veda ağır yalnızlıklardır köpüklerin örttüğü Suları solgun çocuklar uzun koşarlardı geceyi ne zaman bir bulutu okşasak saydam, camdan gülümseyişin batıp giderdi sessiz Dörtlükler 1 4 5 hüzne erken başladım, ah, tuzlu kaldı içim Can Bahadır'la RöportajSabah Gazetesi / Kaya GENÇ 05.04.2008 - Kitabınıza İngiliz romantik şair Wordsworth'ün 'The world is too much with us' (Dünya çok yoruyor bizi) dizesiyle başlamışsınız. - Kuleli'de sizinle birlikte okuyan ve şimdi yazdıklarınızı takip eden arkadaşlarınız var mı? - Son zamanlarda iyice artan liberalizm, Jakobenizm, milliyetçilik tartışmalarına ne diyorsunuz?
|

1981'de Erzurum'da doğdu. Kuleli Askeri Lisesi'ni bitirdi. Ataol Behramoğlu'na göre, "Bir yanı Attila İlhan bir yanı Baudelaire, Necip Fazıl ve Ahmet Muhip Dranas şiirinde" genç ve romantik şairlerimizden. Son günlerin "genç " bir şairin ismi var: Can Bahadır Yüce. Henüz 18 yaşındayken 1999 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödül'ünü alan Can Bahadır Yüce yaş ortalamasının bir hayli yüksek olduğu edebiyat dünyamızda gerçekten genç bir şair; çünkü 19 yaşında! Can Bahadır Yüce'nin ilk şiir kitabı olan"Yaslı Mızıka" dır.Can Bahadır'ın kendisini çırağı olarak gördüğü Hilmi Yavuz kitabın arkasına yazdığı yazıda ondan " 'dil'in pusulasını elinde tutan bir şair" olarak bahsediyor. Genç şairin şiirlerinde iki ana tema göze çarpıyor: deniz ve şehir. Şiirlerde, kaybedilen çoçukluğa duyulan özlem, ilk gençlik heyecanları ve büyük ölçüde şairin Kuleli Askeri Lisesi'nde okuduğu yıllarda yaşadığı yatılı okul günlerinin etkileri görülüyor. " Ve nazlı gözlerinizle geceye yürümektedir arkası maviye dönük, sırtında deniz; şu deniz eşkiyası sizi ne çok semiştir bilemezsiniz! " derken ondaki hüznü ve yumuşaklığı hissederken, şu dizelerde de o şairlere özgü cesareti görebilirsiniz: " koptu fırtına. kopsun, bir çiçeğin teninde aramızdan bin gülün sessizliği geçerken." Can Bahadır Yüce kendisine Asaf Halet, Hilmi Yavuz vb. gibi pek çok değerli kalemi örnek aldığını söylese bile bir çok edebiyatçının ortak görüşü onun genç şairlerin en büyük kusuru olan taklitten sıyrılarak şiirine kendi sesini buldurduğu yönünde. Şiirlerindenbir örnek "limanlarda hep, giden kadınlar olur seslerinde yavaşça buzlanan bir nehir her ayrılık kendisine bir liman bulur kırık dökük adamlar usulca terk edilir! "