Paragraf Soruları ve Çözme Teknikleri |
ParagrafParagraf soruları aslında çözümü en kolay olan sorulardır. Doğrudan bilgi gerekmediğinden biraz dikkat, biraz gayret bu soruların çözümünde yeterlidir. Önemli olan her cümlenin ana fikrini bulmaktır. İlk önce soru, sonra parça okunmalıdır. Direkt parçayı okumak bize zaman kaybettirir. Çünkü parçayı neden okuduğumuzu bilemediğimizden amaçsız bir okuma olur. Bu nedenle ilk önce soru, sonra parça, sonra şıklar incelenmelidir. Unutmayalım, paragraf soruları zor sorular değildir. Cevabı zaten içerisinde olan bu sorular mutlaka yapılmalıdır.
Bu başlıklar içerisinde en önemli olanı Ana fikirdir. Ana fikir halledilirse diğer konular rahatlıkla halledilir. Bazı konulardan seyrek olarak soru çıkmaktadır (paragraf oluşturma, başlık...). ANLATIM TEKNİKLERİ:a) Açıklama: İlk planda bilgi verme amacı güdülür. Okuyucu bir konuda aydınlatılmaya çalışılır. Makale, deneme, fikir yazıları ve bilimsel yazılarda sıkça kullanılır. b) Tartışma: Yazar okura kendi görüşünü benimsetmeye çalışır. Okur bir konuda yönlendirilir. Devrik cümleler ve soru cümleleri hakim olabilir. Bence, bana göre, benim anladığım... gibi ifadelere dikkat edilmelidir. c) Öyküleme (Hikaye etme): Olay-kişi-yer-zaman birliğine dikkat edilmelidir. Olay akış halinde verilir. "di'li geçmiş zaman" ve "geçmiş zaman" ifadelerine dikkat edilmelidir. d) Betimleme (Tasvir etme): Kelimelerle tablo çizme sanatı da denilebilir. Seçilen kelimelerle anlatılan şey gözümüzde canlandırılır. Ruhi portre ya da dış görünüş portresi çizilir. İzlenimsel veya açıklayıcı olabilir. Sıfatlar ve benzetmeler çok sık kullanılır. DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARIa) Tanımlama: "Bu nedir?" sorusuna cevap olabilecek cümlelerden faydalanılır. Yalın bir anlatımla doğrudan bilgi verilir. Anlam yoğunlaşması vardır. b) Karşılaştırma: İki fikrin ya da kavramın ortak veya karşıt yönleriyle kıyaslanmasıdır. Burada önemli olan ortak özelliği olan iki kavram veya nesne vs. kıyaslanmalıdır. "İSE" ifadesine parçada dikkat edilir. Patlıcan ile şiir kıyaslanamaz. Bu "Benzetme" olur. c) Örnekleme: Soyut bir düşünceyi somutlaştırmak amacıyla örneklerden faydalanmaktır. d) Tanık Gösterme: Düşünceyi ispatlamak amacıyla dalında otorite sahibi, tanınmış, güvenilir kişilerin görüşlerine yer vermektir. Kişinin görüşü "............" şeklinde verilir. Ancak tırnak içindeki örnekler bizi yanıltmamalıdır. "Beyaz Lale" Ömer Seyfettin'in.... gibi. [Paul Valery: "Arslan yediği parçalardan oluşur." diyerek medeniyetlerin kültürlerden oluştuklarını söyler.] à Tanık Gösterme. e) Sayısal Verilerden Faydalanma: İstatistiki bilgilere yer verilir. Rakamlar bulunur. %... ifadelerine dikkat edilir. f) İlgi Kurma: İki durum ya da kavram arasında bağlantı kurma.
PARAGRAFTA YAPIParagraf düşüncenin yoğunlaştığı bölümdür. Fikir bir cümleye ya da paragrafın bütününe sindirilmiş olabilir. Paragraf küçük bir metin olduğu için giriş-gelişme-sonuç bölümleri vardır. Girişte fikir hakkında kısa bilgi verilir. Gelişmede yazdığımız yollarla fikir geliştirilir. Sonuçta yazar bir hüküm verir. Giriş: Bu bölümle ilgili çıkan sorular parça başına getirilecek cümle veya giriş cümlesi olabilecek cümle sorulardır. Parça başına getirilecek cümle şıklardan bulunurken şık ile parça arasında anafikir, üslup, konu açısından paralellik bulunmalıdır.
Gelişme: Girişte ortaya atılan fikir açıklanır. Anlatım Teknikleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları'na başvurulur. Düşüncenin akışını bozan cümle, araya cümle alma, iki paragrafa ayırma soruları gelebilir. Düşüncenin akışını bozan cümle sorularında her cümle kendisinden önceki cümleyle bağlantılı olmalıdır. İlgisiz cümle doğru cevaptır. Ayrıca "özel ve genel anlam" olarak da incelenebilir. Araya cümle alma sorusunda "..............." şeklinde verilen cümle "açıklayan mı açıklanan mı" dikkat edilmelidir. "Numaralı yerlerden hangisinden önce, sonra ya da numaralı yerlerden hangisine" noktalarına dikkat edilmelidir. Ayrıca cümlelerin numaralandırılışına dikkat edilmelidir. Numara cümlenin başında mı yoksa sonunda mı? Son numaraya göre hareket edilmelidir. Sonuç: Parçanın sonuna getirilebilecek cümle. Son cümledir. Hüküm bildirir. Parçayla anafikir, konu ve üslup açısından paralellik gösterir.
PARAGRAF SORULARI1. Yabancı dillerin etkisinin artması, Türkçenin söz varlığını, söz dizimi özelliklerini olumsuz yönde etkiliyor. Divan Oteli demek dururken Hotel Divan, Marmara Oteli demek dururken The Marmara demek, Türkçenin sözdizimi özelliklerini zorlamaktır. Son zamanlarda bir de çeviri yoluyla anlatım türü ortaya çıktı. Sözler Türkçe, ama anlatım kalıbı yabancı kaynaklı... Doğru olmayan bu kullanışlar da yaygınlaşıyor: Çay içmek, kahve içmek yerine çay almak, kahve almak; özür dilerim yerine üzgünüm gibi kullanışlar bunlara sadece birkaç örnek. Türkçenin yapısına ve mantığına aykırı bu yanlışlardan kurtulmamız gerekiyor. Böyle düşünen bir yazar aşağıdakilerden hangisini söylemiş olamaz? A) Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtulmalıdır. 2. Halit Ziya, eserlerinde insani değerleri esas aldığı için onun eserlerindeki kahramanlar insanı her yönüyle adeta kuşatır. Toplumun her kesiminden seçilen kahramanlar, yüzeysel bir şekilde tanıtılmaz. Yazar, kahramanlarının mizacı ve psikolojileri üzerinde yoğunlaşarak onların iyiye ya da kötüye doğru yönelişini tarafsız bir şekilde verir. Bunu yaparken de toplum gerçeklerini göz ardı etmez ve toplum gerçeklerini olduğu gibi yansıtmaya çalışır. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A) Yazar, kahramanlarını gerçekçi bir şekilde tanıtmıştır. 3. Alman dilinin gelenekçi söyleyiş kurallarının dışına çıkan Nietzsche, yazılarını bir şiir uyumu içinde yazar, aklından geçeni yazıya dökerken dil bilgisi kurallarını bir yana iter; aforizmalar şeklinde yazdığı eserlerinin büyük kısmı imalarla, düşüncelerine dair ipuçları ile doludur. Olumlu başladığı bir cümleyi ya da paragrafı olumsuz bitirir ya da olumsuz başlar, olumlu bitirir. Alaycı, iğneleyici bir anlatımı vardır. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A) Yazar dil bilgisi kurallarına uymamıştır. 4. Türk kültür hayatındaki son on-on iki yıllık gelişme cumhuriyetin kuruluşundan sonra yapılan reformlardan hız almıştır. Tanzimat döneminin reformlarıyla başlayan dönem Türkiye'de Doğu - İslam müesseseleriyle Avrupa'dan müesseselerin yan yana yaşadıkları bir geçiş dönemidir. Cumhuriyetin kuruluşuyla girişilen reformlar ise, Osmanlı İmparatorluğu'nun mirası olan ikililiğe son vermiş, Türkleri kesin olarak batı kültürü ve medeniyeti çevresine sokmuştur. Yukarıdaki paragraftan "Türk kültür hayatı"yla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? A)Cumhuriyet döneminde yapılan reformlar bazı alanlarda ikililiğe yol açmıştır. 5. Çağdaşları arasında en büyük şairdi Atilla İlhan. Kendi alanında bir virtüözdü. Ama artık yok! Şiirlerindeki serbestlik, rahatlık ve ne olursa olsun doğruluk. Çoğu şairde göremeyeceğimiz bir üslup. Lise sıralarına yazılan iki satırı, şiir diye okuyan toplumumuzda bu ne büyük acıdır(!) Allah'ın rahmeti üzerine olsun... Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A.Şair Türk edebiyatının en büyük şairiydi. 6. Türkçenin şu andaki en önemli sorunu, dildeki yabancı öğelerin artmasıdır. Her dilde yabancı kökenli söz vardır. Hiçbir dil saf değildir. Türkçe de pek çok dile söz vermiş, pek çok dilden söz almıştır. Türkçenin verdiği sözler de vardır. Bunlardan en ilgi çekici olanı son zamanlarda dilimize giren kiosk'tur. Bu söz Türkçeden İngilizceye geçen köşk sözüdür. İngilizcede kiosk biçimine dönüşmüş ve bizim sözümüz bu defa farklı bir anlamda karşımıza çıkmıştır. Dildeki yabancı sözlerin bir ölçüsü olmalıdır. Bu ölçü dilin kimliğini bozacak derecede olmamalı- dır.Dil gerek duyduğu sözleri,karşılık bulunmaması durumunda yabancı dillerden aynen veya ses değişikliğine uğratarak alır. Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A.Türkçeden yabancı dillere sözcükler verilmiştir. 7. Klasik sözcüğü, üzerinden çok zaman geçtiği halde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak gösterilen eserler için kullanılır. Klasikler, edebiyatı edebiyat yapan gerçek değerlerdir. Böyle önemli eserlerin sahnelenmeleri çok dikkatli bir çalışma gerektirir. Eserin özüne, ruhuna, geçtiği çağa, metinde yaratılan atmosfere ve dil yapısına sadık kalmak esastır. Klâsikler çinko, kalay, bakır değildir, onlar altındır,24 ayar altın. Altına altın muamelesi yapmak ve meseleye bir sarraf hassasiyetiyle yaklaşmak gerekir. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A.Klasik eserler kalıcı eserlerdir. 8. Dil değişimine inananlar, ona yürekten katılanlar; evimizde oturup düzgün uyaklı, Nedim ağzından gazeller yazarak kendimizi ve iki üç bağımlıyı eğlendirmek hevesinde değiliz. Bizim bütün düşüncemiz, derisi katılaşmış eline sapanını tutan,çatlak topuklu,çorapsız ayağıyla Türk topraklarının göbeğine basan yurttaşlarımızın söylediğini anlamak, istediğini yapmak, yapmasını istediğimizi ona kolayca anlatmaktır. Böyle söyleyen bir yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A) Nedim ağzından gazeller yazmak istemektedir. 9. Kadınların gerçek yüzünü saklayıp makyaj yapmalarını modern toplumun, çağdaş insanın kadın üzerindeki baskısı olarak görüyorum. Bu baskı altında kadınlar hep kendini saklamak, kendini insanlara beğendirmek zorunda kalmıştır. Kadınların bu baskıdan kurtulması, ancak toplumun kadına bakış açısının değişmesiyle mümkün olacaktır. Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir? A) Toplumsal bir sorun olan makyaj, kadınları toplumda küçük düşürmektedir. 10. Batılılaşmak Osmanlı'dan miras kalan ve Türkiye'nin de bir türlü dindiremediği iki yüzyıllık bir sancı. İçinde bulunduğumuz günler, bu sancıyı azaltmak için en somut adımların atıldığı bir tarihsel dilime rastlıyor. Avrupa Birliği'ne katılmak amacıyla peş peşe uyum yasaları çıkarıldı, yıllardır yaşadığımız antidemokratik uygulamaları kınayanlar Avrupa Birliği taraftarlarının katılımıyla artıyor, Türkiye'de Avrupa Birliği'nin getireceği ekonomik artılar ve eksiler tartışılıyor. 3 Ekim'den sonra müzakerelerin başlamasıyla ve tam üyelik vizesinin alınmasıyla her şey su yüzüne çıkacaktır. Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A) Batılılaşma yalnızca Türkiye'nin sorunu değildir. 11. Zavallı Osmanlıca! Ne kadar kolay yıkılıp gitti. Selanik'te başlayan, kökenini halkın dil bilincinde ve konuşma dilinde bulan sade lisan akımı, beslenip gelişerek, yirmi yılda Osmanlıcayı tahtından indirdi. Yüzyıllar içerisinde oluşmuş bir yazı dilinin bu kadar kolaylıkla ortadan kalkması üzerinde yeterince durulduğunu, bu olgunun yeterince incelendiğini sanmıyorum. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A) Osmanlıca kısa bir süre içerisinde ortadan kalkmıştır. 12. Az gelişmiş milletlerin geri kalma sebepleri incelendiğinde, insanlarının milli ve çağdaş ihtiyaçlara göre eğitilmemiş olduğu görülür. Gelişmiş milletlerin gücü ekonomi, endüstri ve ticaretteki başarılarından çok eğitilmiş, vasıflı iş gücünden ileri gelir. Çünkü maddi güçler bir gün kaybedilebilir. Onun için bir ulusun yaptığı en iyi yatırım eğitime yaptığı yatırımdır. Böyle düşünen bir yazara göre bir milletin gelişmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır? A) Gelişmiş milletlerle iyi ilişkiler kurulmasına 13. Türk cumhuriyetlerinde, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra yeni bir süreç başlamıştır. Beş Türk cumhuriyeti bağımsız olmuş, diğerleri de daha serbest hareket edebilme imkânlarına kavuşmuştur. Nitekim bunun etkisi de kısa zamanda görülmeye başlanmıştır. 1991'de Azerbaycan, 1993'te Türkmenistan ve Özbekistan, 1994'te de Karakalpakistan Lâtin alfabesine geçme kararı almıştır. Bu ülkelerde yeni alfabeye geçiş kademeli olarak uygulamaya konmuştur. Diğer yandan Kırım Türkleri ile Gagavuzlar da Lâtin alfabesine geçerek bazı süreli yayınlarını yeni alfabeyle basmaya başlamışlardır. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A) Bazı Türk cumhuriyetleri serbest hareket etme imkânına kavuşmuştur. 14. Gelenekler, bireysel yaratıcılık, grup farklılaşması ya da değişen koşullara uyarlanma zorunluluğundan ileri gelen değişme dinamiği ile çatışır. Bu durum nesil farklılaşmasına neden olur. Ama aynı zamanda da değişimle uzlaşır. Çünkü gelenekler değişmeyi, gecikmeli de olsa, giderek özümler. Bugünün değişimleri, yarının gelenekleri olur. Yukarıdaki paragrafta "gelenek" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) Geleneklerin değişimle çatışması nesiller arası kopukluğa neden olabilir. 15. Bilimde, teknolojide yaşanan gelişmeler dile de yansır. Yeni kavramlara, yeni ürünlere dilimizin kaynaklarından yararlanarak karşılık bulmamız gerekir. Türkçe söz köklerinden işlek eklerle yapılan yeni türetmelerle dilin söz varlığı zenginleştirildiği gibi, aynı yolla dile kazandırılacak terimlerle Türkçenin bilim dili olarak gelişmesine katkıda bulunmuş olacağız. Aksi halde dilimiz yabancı dillerin baskısı altında kalarak benliğini yitirir. Benliğini yitirmiş bir dilin milleti de yok olmaya mahkumdur. Bu konuda aydınlara ve özellikle dil araştırmacılarına büyük görevler düşmektedir. Böyle düşünen bir yazar aşağıdakilerden hangisini söylemiş olamaz? A)Teknoloji ve dil ilişkisi göz ardı edilemez. Cevap anahtarı:1.E 2.E 3.D 4.C 5.A 6.D 7.D 8.B 9.C 10.C 11.D 12.D 13.B 14.E 15.D |
