|
|
||
|
Nedim Şiirlerinden Örnekler: Kaside der vasf-ı İstanbul ve sitayiş-i Sadrazam İbrahim Paşa KASİDE Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında Bir kân-ı niamdır ki anın gevheri ikbâl Altında mı üstünde midir cennet-i a'lâ Her bağçesi bir çemenistân-ı letâfet İnsaf değildir ânı dünyaya değişmek Herkes irişür anda muradına ânınçün Kala-yı meârif satılır sûklarında Camilerinin her biri bir kûh-i tecellî Mescidlerinin her biri bir lücce-i envâr Ser-çeşmeleri olmada insana revân-bahş Hep halkının etvarı pesendîde-i makbul Şimdi yapılan âlem-i nev-resm ü safânın Nâmı gibi olmuşdur o hem sa'd hem âbâd Kûh-sarları bağları kasrları hep İstanbul'un evsafını mümkün mi beyân hiç GAZEL Hele îd oldu ol gül-gonce handân olduğun gördük O sîm endâmı aldık halka-î ağûuşa bir kerre Meh ü mihrin senin olsun felek biz îd-gehlerde O kâfir-beççe bir peymâne sahbâ sundu kim alıp Niyâz ü nâz ü nûş ü bahş ü ibrâm-ı kenâr ü bûs... Yalan olmaz o şûhun görmedik mey içtiğin ammâ Gülistân görmedik gül kokmadık ammâ ruhün meyden Bi-hamdillâh yine kilk-i Nedîmâ-yı sühân-sâzın
TAHAMMÜL MÜLKÜNÜ YIKTIN Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kafir Kız oğlan nazı nazın şehlevend avazı avazın Ne ma´na gösterir duşundaki ol ateşin atlas Nedir bu gizli gizli ahlar çak-i giribanlar Sana kimisi canım kimi cananım deyü söyler Şarab-ı ateşinin keyfi rüyun şul´elendirmiş Niçin sık sık bakarsın öyle mirat-ı mücellaya Nedim-i zarı bir kafir esir etmiş işitmiştim
HADDEDEN GEÇMİŞ NEZAKET Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm |
|
|
||