Necati Bey kimdir, hayatı, eserleri |
Necati Bey (?-17 Mart 1509) Divan edebiyatı şairi.Asıl adı İsa olan Necati, söylentilere göre, Edirne'de bir hanımın kölesi olarak büyütüldü, iyi bir öğrenim gördükten sonra, Kastamonu'ya gitti, orada hattatlığı ve şiirleriyle tanındı. Fatih Sultan Mehmed'in divan kâtipliğine atanarak İstanbul'a geldi. II. Bayezid tahta geçince (1481) yeni padişahın dostluğunu kazandı. Bayezid'in büyük oğlu. Şehzade Abdullah, Karaman sancağına atanınca, Necati de divan kâtibi olarak onun yanında Karaman'a gitti. Şehzade Abdullah'ın ölümü üzerine (1483) İstanbul'a döndü. Bir süre sonra II. Bayezid'in oğlu Şehzade Mahmud'a Manisa sancağı verilince, Necati, Mahmud'un nişancısı oldu; ama bu görevi de kısa sürdü. Şehzade ölünce İstanbul'a geldi (1507), geri kalan ömrünü Vefâ'daki evinde geçirdi. Şöhretini henüz Kastamonu'da iken yapan, şiirleri daha o tarihlerde İstanbul edebiyat çevrelerinde, bu arada Ahmed Paşa tarafından pek beğenilen Necati, Şeyhî'nin şöhretini unutturmuş, Ahmet Paşa'dan sonra XV. yüzyılın en ünlü şairi olmuştu. Şeyhî ve Ahmet Paşa, İran şairlerinin geniş ölçüde etkisi altında kaldıkları halde, Necati, şiirlerine yerli motifler katmasını bildi; atasözleri ve deyimlerle renklendirdiği şiirlerine hayatın sıcaklık ve sadeliğini ekledi; tek eseri, mürettep divanıyla her devirde, sevilen, beğenilen şairler arasına girdi. Necati Bey Divanı, Prof. Ali Nihad Tarlan tarafından bastırıldı. (1963), Necati Bey Divanının Tahlilini de Dr. Mehmet Çavuşoğlu yayımladı (1971).
Necati Bey Şiirlerinden Örnekler
Günümüz Türkçesiyle: 1.Çığlıklarımın kıvılcımı, döne döne göklere çıkalı gökyüzü kandilinin -güneşin- ciğeri, döne döne yandı.
Günümüz Türkçesiyle: 1.Bahar mevsimidir, yeşilliğe gitmeğe heveslenin, bir lâle yüzlü ile tatlı şarap için.
Günümüz Türkçesiyle: 1.Lâle yanaklılar yine gül bahçesinde neler etmediler, selviyi yürütmediler, koncayı söyletmediler.
Günümüz Türkçesiyle: 1.Gönül yine o sevgili olacağı candan sevdi; zavallı, derdine derman olacağı bilir.
|
