NASRETTİN HOCA FIKRALARI 2 |
Allah'ın belâsı hükümdarsınız.Timur han, Anadolu'yu işgal ettiğinde halka büyük zulüm etmiş, evlerini tarlalarını yakıp yıkmış, birçok kişiyi öldürmüş zalim bir Moğol'dur. Akşehir'e yerleştiğinde, şehrin ileri gelenlerinden on beş kişiyi çağırtmış. Tek tek yanına almış ve; "Adilsin" diyeni de, "zalimsin" diyeni de öldürtmüş. Ertesi gün tekrar on beş kişi göndermelerini Akşehirlilere emretmiş. Büyük bir korkuya kapılmışlar. Nasreddin Hoca'ya koşmuşlar. Giden heyette bulunması için kendisini ikna etmişler. Heyet Timur Han'ın huzuruna varmış. Timur heyetin başındaki Nasreddin Hoca'ya sormuş : Hoca hiç tereddüt etmeden ve kuvvetli bir sesle cevap vermiş : Deli deli aktığın içinSıcak bir yaz günü , Nasreddin Hoca yolculuğa çıkmış. Yol kenarındaki hayrat çeşmeden su içip, elini yüzünü yıkayıp biraz serinlemek ve Abdest tazelemek istemiş. Bakmış ki çeşmenin borusuna bir odun parçası tıkalı. Odun ıslanıp şiştiğinden yerinden kolay çıkmıyor. Hoca epeyce uğraşmış, tıkaçı kuvvetle çekerek çıkarmış. Kenara çekilmesine fırsat kalmadan, tazyikli bir şekilde borudan fışkıran su elbiselerini ıslatmış. Hoca çeşmeye şöyle bir bakarak söylenmiş; Nasıl anlaşılıyor ?Afrika'dan yeni dönmüş birisi, oralarda kavurucu sıcaklar yüzünden insanların çırılçıplak gezdiklerini anlatıyormuş. Hoca sözünü kesmiş : Kızına hoca bulacağınaBir gün Nasreddin Hoca'ya komşu kadınlardan biri, - "Hanım" demiş, Hoca: "Sen kızına hoca bulacağına koca bul. Bak o zaman nasıl mum gibi olur!" Yanında eşek bulundursun !Nasreddin Hoca, eşeğini mahkeme kapısına yakın bir yere bağlayıp pazara alışverişe gitmiş. O sırada kadı, hilekâr bir satıcıyı yargılamış, Merkebe ters bindirerek şehirde dolaştırılma cezası vermiş. Suçluyu, kapının yakınındaki Hoca'nın eşeğine bindirip gezdirmeye başlamışlar. Hoca çarşı içinde mübaşirin gezdirdiği suçlu adamı görmüş, ses çıkarmamış. Mübaşir eşeği aldığı yere götürüp, aynı şekilde bağlamış. Birkaç saat sonra Hoca ellerinde paketleri ile eşeğinin yanına doğru giderken, birde bakmış ki aynı suçluyu bir daha eşeğine ters bindirmek üzereler. Bu sefer müdahale etmiş. Kayıp Heybe Bulunmasaydı Nasreddin Hoca bir köyde misafirken heybesini yitirmiş. Köylüler telaşlanmışlar. Arayıp taramışlar, heybeyi bulup Hoca'ya getirmişler. Köyden ayrılırken de : Hoca şöyle bir elini sallayıp : Hatim bile indiririmNasreddin Hoca ve hanımı, diğer bir kasabadaki imam arkadaşlarına misafir olmuşlar. Ev sahibesi hanım akıllı, güzel ahlâklı ve çok becerikliymiş. Evinin içini ve bahçesini imrenilecek kadar güzel tanzim etmiş. Mükemmel bir sofra hazırlamış. Yemişler, içmişler. Eve döndüklerinde, konuşurlarken söz arasında karısı, Nasreddin Hoca'ya : - "Tabii besmele çekeceğim, Allah'ın emridir" diye karşılık vermiş Hoca . - "Amma arkadaşın imam efendi karısı ile yatacaksa, evvelâ bir Yasin okuyormuş" demiş karısı. Hoca gülmüş; Minarenin mimarisi Nasreddin Hoca Konya'ya gidiyormuş. Yolda, Konya'ya gitmekte olan Sivrihisarlı bir hemşerisiyle karşılaşmış. Selâmlaşmışlar, birlikte yola koyulmuşlar. Hoca hafifçe gülümsemiş: Adam : Hoca şöyle cevap vermiş : Görün bendeki feryadıNasreddin Hoca eşeğini yitirmiş. Birkaç kişiyle beraber eşeği aramağa çıkmışlar. Bu adamlar İslâm dışı yaşayıp, ihtiyarlayınca ibadetlerimizi yaparız, diyenlerdenmişler. Hoca bir yandan eşeğini arar, bir yandan da neşeli neşeli türkü söylermiş. - "Bu ne iş Hoca" demişler, "eşeğini yitiren adam neşeli türküler söyleyerek mi arar ?" - "Sizin ihtiyarlıktaki umudunuz gibi benim de son umdum şu dağın ardında" demiş Hoca, "orada da bulamazsam, görün bendeki feryadı !" Ay da yerini buldu
Nasreddin Hoca akşam üzeri, su çekmek için kuyunun başına varmış. Kuyuya kovasını sarkıtmış. Hoca kovayı daldırırken, çocuk da kuyuya bakıyormuş. Birden çocuk ay kuyuya düştü diye bağırmağa başlamış. Kovanın çengeli her nasılsa kuyuda bir yere takılmış, çıkmıyor. Çocuk da Hoca'yla beraber ipe asılırken, çengel aniden kurtulmuş, beraberce sırt üstü yere düşmüşler. Hoca yattıkları yerden çocuğa gökteki Ay'ı göstererek; Tarihi çağlardan kalma bir ahır dolusu öküz buldum.
Nasreddin Hoca'yı bir köyde imamlık yapmak üzere, iki öküz bedel karşılığında razı etmişler. Hoca evine dönmüş. Ahırda yeni öküzünü bağlıyacak yeri hazırlıyorken, bir komşusu Hoca'ya hoş geldine gelmiş. - "Orası bir hazine. Orada eski zamanlardan, tarihi çağlardan kalma koca bir ahır dolusu öküz buldum" demiş Hoca. Hayalimin kokusunu da alıyorlar Nasreddin Hoca'nın canı bol naneli, yoğurtlu çorba istemiş. Şimdi sofraya gelse de kaşıklasam diye düşünürken kapı çalınmış. Hoca gülümseyerek: Kül pidesi ikram etseydiniz Nasreddin Hoca konuk olduğu evde gece yatısına kalmış. Ev sahibi, bir şerbet sunduktan biraz da sohbet ettikten sonra bir odada hazırlanan yün yer yatağını göstermiş. Karnı aç olan Hoca; Üç yüz değnek vurun Kolluk kuvvetleri sarhoş bir askeri Hükümdar'ın huzuruna getirip sormuşlar; Hükümdar kükremiş, Hükümdarı ziyaret etmekte olan Nasreddin Hoca, cezayı duyunca kahkahalarla gülmeye başlamış. - "Hünkârım, ya siz sayı saymasını bilmiyorsunuz, ya da hiç sopa yememişsiniz!" demiş Hoca. Bana ne - Sana ne
|
