Diyorlar ki / Ruşen Eşref Ünaydın |
|
Edebiyatımızın ünlü sanatkâr ve fikir adamlarıyla yaptığı bir dizi mülâkatı, 1918'de Diyorlar ki adıyla kitaplaştıran ve bu münasebetle "Diyorlar ki Muharriri" olarak şöhret bulan Ruşen Eşref, İstanbul ve İstanbul Çeşmeleri üzerine yazdığı eşsiz yazılardan dolayı "Çeşmeler Kâşifi" ve "İstanbul Seyyahı" gibi sıfatlarla da anılmıştır. Mustafa Kemal Paşa'yı şahsî özellikleri ve askerî dehasıyla ilk defa Türk ve dünya kamuoyuna tanıtan yazar, Mütareke (ateşkes) döneminden itibaren daima Paşa'nın yanında bulunmuş, Millî Mücadeleye katılmış ve kırk ay süren bu yürüyüşe dair duygu ve düşüncelerini gözyaşı, kahır ve sabırla demleyerek kaleminin ucundan damla damla akıtmıştır.
Diyorlar ki Özet Nigar Hanım; Ömer Seyfettin; Edebiyat-ı Cedide: 'Fikret!.. İşte bana mükemmellik şevk ve isteği veren kimse!Lise sınıflarında iken hep Rübab'ı okuyordum. Halit Ziya bizim ilk üstadımızdır. Ben, bir gece hiç uyumamış sabaha kadar Bir Ölünün Defteri'ni okumuştum.Yalnız onun skolastiktir. Yoksa tekniği öyle kuvvetlidir ki Avrupa'nın güneydoğusunda, mesela Romanya'da, Sırbistan'da, Bulgaristan'da, Yunanistan'da o kuvvette bir romancı yoktur. Buna emin olunuz. Eğer Tevfik Fikret'le onun arkadaşları tabii dili kavrayabilmiş olsaydılar, şüphesiz, bizimde edebi klasiklerimiz olurdu.Çünkü onlar modern edebiyatın tekniği olduğu gibi anlamış ve kabul etmişlerdir.' "Bana gelince; ortaya esaslı bir eser koymadan sanatkarlık hülyasına kapılmam bile! Edebiyatımızın hedefi: Çok laf, aza eser'dir. Ben şimdilik hedefi ve bu anlayışı bozmaya çalışıyorum. Ağustos böceği gibi, öterek yan gelmekten ise, karınca gibi çalışmak daha iyi değil mi? Şimdiye kadar öttüğümüz elverdi; biraz da iş yapalım ki çorak edebiyatımız şenlensin, değil mi? Siz de bu fikirdesiniz sanıyordum." Yazarı Hakkında Bilgi -> Ruşen Eşref Ünaydın
|
