Aşk-ı Memnu (Yasak Aşk) |
Aşk-ı Memnu (Günümüz Türkçesi ile: Yasak Aşk), Halid Ziya Uşaklıgil'in realist-naturalist bir romanıdır. İlk olarak 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmiştir. Aşk-ı Memnu Romanının Kahramanları Adnan Bey: Varlıklı, 50'li yaşlarında bir İstanbul beyefendisi. Aşk-ı Memnu Romanı TemalarTürk edebiyatı tarihi uzmanı Nurullah Çetin, romanda işlenen "yasak aşk" temasının II. Abdülhamit döneminde (19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında) yayımlanan bir çok romanda yer aldığına dikkat çeker. Fatma Âliye'nin Muhadarat (1892), Hüseyin Rahmi'nin Bir Muadale-i Sevda (1899), Mehmet Rauf'un Eylül (1901) ve Saffet Nezihi'nin Zavallı Necdet (1902) romanları, Aşk-ı Memnu'nun tefrika edildiği dönemlerde yayımlanan ve benzer bir şekilde "yasak aşk" temasını işleyen romanlardandır. Nurullah Çetin'e göre dönemin romanlarında "yasak aşk" temasının ön plana çıkması çeşitli nedenlere bağlıdır; bu nedenlerin arasında Fransız realist romancıların etkisi, okuyucunun gizli şeylere merak duyması gibi nedenler sayılabilir. Dönemin diğer yazarları gibi Halit Ziya Uşaklıgil de yasak aşk konusunu işlerken ahlakçı bir tutum takınmaz, evlilik kurumunun işleyişindeki sorunları gündeme getirir ve evli insanları evlilik dışı ilişkiler yaşamaya iten nedenleri ortaya koyar.[1] Aşk-ı Memnu'da da eşlerin arasındaki yaş farkı ve aralarındaki bağların zayıflığı Bihter'in bir yasak aşk yaşamasına neden olmuştur. Aşk-ı Memnu yer alan mürebbiye karakteri Matmazel De Courton'a benzer karakterler dönemin diğer romanlarında yer alır. Genellikle orta ve üst sınıf Osmanlı ailelerinin çocuklarını eğitmek için Fransa gibi ülkelerden getirilen mürebbiyeler Tanzimat döneminden itibaren Osmanlı konaklarında görülmeye başlanmıştır. Ahmet Mithat Efendi'nin "Felâtun Bey ve Rakım Efendi" romanındaki Josefino, Fatma Âliye'nin Muhadaratındaki Jozefin, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın "Mürebbiye" sindeki Anjel ve aynı yazarın "Ölüler Yaşıyor mu" romanındaki Luiz Şermin karakterleri, Aşk-ı Memnu'daki De Courton'a benzer bir şekilde Osmanlı konaklarında Batı tipi eğitim veren Avrupa kökenli kadın karakterlerdir.[2] Aşk-ı Memnu Romanının Üslup ÖzellikleriHalit Ziya Uşaklıgil, diğer romanlarında olduğu gibi Aşk-ı Memnu'da da ağır bir Osmanlıca kullanır. Ağır bir dil ve üslup kullanımı, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki ana edebiyat akımı olan Servet-i Fünûn dönemi Türk edebiyatının genel özelliklerindendir. Halit Ziya Uşaklıgil, bu dönemin diğer yazarları gibi, günlük hayatta kullanılmayan ya da nadiren kullanılan Arapça ve Farsça kelimelere Aşk-ı Memnu'da sıkça yer verir, bu bakımdan romanın kelime haznesini şiirlerin kelime haznesine yaklaştırır. Çok belirgin olmasa da, Fransızca sözdiziminin kimi özellikleri de romanda kullanılmıştır. [3] 1920'den sonra yapılan baskılarda (özellikle 1939 baskısından itibaren) yazar kullandığı dilde bir sadeleştirme gerçekleştirmiştir. Aşk-ı Memnu Romanının Edebi ÖnemiAşk-ı Memnu, tefrika edildiği dönemde büyük ilgiyle karşılanmıştır. Halit Ziya Uşaklıgil'in en tanınan romanı olmuştur. Roman, yazarın en olgun eseri olarak kabul edilir ve Servet-i Fünûn dönemi Türk edebiyatının şaheserlerinden biri olarak değerlendirilir.[4] Halit Ziya Uşaklıgil'in İzmir'de yazılan ve genellikle aşk hikâyelerini konu eden ve toplumsal konuları işlemeyen romanlarının aksine Aşk-ı Memnu, tıpkı yazarın İstanbul'da yazdığı diğer romanlar gibi İstanbul'un genel yaşantısını ve bu şehirde yaşayan çeşitli toplum kesimlerini yansıtır. Bu nedenle Aşk-ı Memnu, yazarın Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar ve Nesl-i Ahir gibi "İstanbul Romanları"na benzer özellikler taşır. [5] Aşk-ı Memnu Romanının başlıca baskılarıAşk-ı Memnu, Servet-i Fünûn dergisinin 9 Şubat 1899 tarihli 413. sayısı ve 16 Mayıs 1900 tarihli 479. sayısı arasında tefrika edilmiştir. 1925 yılında "İkbal Kütüphanesi" yayınevi tarafından yeniden kitap olarak basılmıştır. 1939 yılında Latin harfleriyle bir yeni baskısı yapılmıştır. Hilmi Kitabevi tarafından yapılan bu baskı için yazar romanın dilini sadeleştirmiş; ancak kelimelerin bir kısmını değiştirmekle yetinmiş ve üslupta herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Bu değişiklikleri 1939 baskısına yazdığı kısa bir önsözde açıklamıştır. 1963 yılında İnkılap Kitabevi kitabın yeni bir baskısını hazırlamıştır. 2004 yılında Özgür Yayınları romanın yeni bir baskısını yapmıştır; bu baskıda 1939 basımı temel alınmış, Osmanlıca kelimelerin güncel Türkçe karşılıkları köşeli parantez içinde verilmiştir. Bu basım, romandan uyarlanan bir dizinin 2008 yılında yayınlanmaya başlamasının da etkisiyle büyük ilgi görmüş, Mart 2009 itibariyle yirmi baskı yapmıştır. Wolfgang Riemann tarafından Almanca'ya çevrilen kitap, Verbotene Lieben başlığıyla 2007 yılında Zürich merkezli bir yayınevi olan Unionsverlag tarafından Türk Kütüphanesi (Türkische Bibliothek) dizisi kapsamında yayınlandı. UyarlamalarAşk-ı Memnu'nun Halit Refiğ yönetiminde gerçekleştirilen dizi uyarlaması 1975 yılında TRT'de altı bölüm olarak yayınlandı. Bu uyarlamada esas olarak romana sadık kalınmıştır. Dizideki bazı diyaloglarda Osmanlı Devleti'nin son döneminin siyasi olaylarına yapılan atıflar, romanda yer almamaktadır. Roman, Tarık Günersel tarafından tiyatroya uyarlandı ve üç perdelik bir oyun olarak temsil edildi. Tarık Günersel'in yazdığı libretto, Selman Ada tarafından opera olarak bestelendi; Aşk-ı Memnu operasının ilk temsili 23 Ocak 2003 tarihinde Mersin'de yapıldı. Opera daha sonra İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda da sahnelendi. Romandan yola çıkılarak Kanal D ve Ay Yapım tarafından yapılan yeni bir dizi uyarlaması 2008 yılında televizyonda yayınlanmaya başladı. Bu dizide hikâye 2000'ler Türkiye'sine uyarlanmış, olay örgüsünde ve karakterler özelliklerinde değişiklikler yapılmış, romanda yer almayan kimi yeni karakterler eklenmiştir. Notlar1."Nurullah ÇETİN, II. Abdülhamit Dönemi Türk Romanında 'Aşk-ı Memnu' Teması", Türkoloji Dergisi, cilt: 15, 2002, s. 19-20. Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİ:Edebiyatımızın en önemli yazarlarından Halit Ziya Uşaklıgil, 1866 yılında İstanbul'da doğmuştu. Bir süre Fatih Askeri Rüştiyesi'nde okudu. 1896 yılında döndüğü İstanbul'da -dönemin etkin edebiyat hareketi olan- Servet-i Fünun topluluğuna katıldı. Meşrutiyet'in ilanından sonra bir süre Darülfünün'da Batı edebiyatı dersleri veren Uşaklıgil, hükümet tarafından yurtdışı hizmetlere gönderildi. Halit Ziya, 1945 yılında yine İstanbul'da öldü. Çoğu edebiyat incelemecisi tarafından Türk romanının - gerçek anlamda- miladı kabul edilir Halit Ziya. Onun başyapıtı "Aşk-ı Memnu" ise bugün bile roman tekniği açısından aşılmış değildir. Halit Ziya, 150'den fazla hikaye ile altı romana imza atmış, tiyatro, şiir, hatıra, makale ve çevirileriyle arkasında altmış kadar kitap bırakmıştır. Başlıca eserleri: Mai ve Siyah, Aşka Dair, Bir Ölünün Defteri, Aşk-ı Memnu, Ferdi ve Şürekası ve Hepsinden Acı.
|
