• Anasayfa
  • Biyografi
  • Türk Dili
  • Türk Edebiyatı
  • Rehberlik
  • İletişim
Turkceciler.com

Divan Edebiyatı
Nazım Şekilleri

Beyitlerle Kurulanlar

  • Gazel
  • Kaside
  • Mesnevi
  • Müstezat
  • Kıt'a

Dörtlüklerle Kurulanlar

  • Rubai
  • Tuyuğ
  • Murabba
  • Şarkı

Bentlerle Kurulanlar

  • Musammat
  • Terkib-i Bent
  • Terci-i Bent

Divan Edebiyatı

  • Divan Edebiyatı
  • Divan, Divan Şiiri
  • Nazım Şekilleri Özet
  • Divan Şairleri/Eserleri 1
  • Divan Şairleri/Eserleri 2
  • Osmanlı Kadın Şairleri
  • Divan Edebiyatında Nesir
  • Söz Sanatları
  • Aruz Ölçüsü

Kaside Nazım Şekli

Kasideler, genellikle birini övmek ve yermek amacıyla yazılan şiirler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan divan edebiyatı şiirlerdir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur.

Türk edebiyatında 13. yüzyılda kullanılmaya başlanır. Nazım birimi beyittir. Beyit sayısı 33-99 arasında değişir. Kasidenin ilk beyitine matla denir. Şair kasidesi içinde matlayı tekrar ederse tecdid-i matla denir. Matlayı birden çok tekrar ederse bu zat-ül metali veya zül metalidir. Kasidenin son beyitine makta , şairin mahlasının bulunduğu beyite taç beyit denir. Kasidenin en güzel beyiti beyt-ül kasid olarak isimlendirilir.

Kasidenin Bölümleri

1. Nesip (Teşbib)

Kasidenin ilk bölümüdür, şiir yönünden en ağır bölümdür.
Genelde 15-20 beyit olur.
Şair bu bölümde betimleme yapar ; kadın, kış, at, bahar vs.
Baharın tasviri yapılıyorsa: Bahariye, kışın tasviri yapılıyorsa: Şitaiye, temmuzun tasviri yapılıyorsa: Temmuziye, ramazanın tasviri yapılıyorsa: Ramazaniye, atın tasviri yapılıyorsa: Rahşiye, hamamın tasviri yapılıyorsa: Hamamiye.

2. Girizgah

Nesip bölümünden methiye bölümüne geçerken söylenen ve basamak görevinde olan beyitlerdir.
Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir.
1-2 beyitten oluşur.

3. Methiye

Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür.
Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır.

4. Tegazzül

Gazel söyleme anlamına gelir, bütün kasidelerde olması zorunlu değildir.
Methiyeden sonra şair bir fırsatını düşürüp aynı ölçü ve uyakta bir gazel söyler, buna tegazzül denir.

5. Fahriye

Şairin kendini övdüğü bölümdür.
Fahriyeyi en seven şair Nefi'dir.

6. Tac

Şairin kendisi hakkındaki yeni düşüncelerini söylediği bölümdür.
2-3 beyit bulunur.
'Nefi' çok kullanır.(Tac bir bölüm değil sadece şairin isminin geçtiği beyittir)

7. Dua

Kasidenin son bölümüdür.
Birkaç beyit olur.
Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder.

Kaside ve tarihsel önemleri

Kasideler, sosyal ve kültür tarihi araştırmacısı için önemli bir belge ve bilgi kaynağı olarak değerlendirilebilirler. Resmî tarihi vesikalar kadar, edebî metinlerin de tarih araştırmacısı için önemli bir belge olduğunu ispatlayacak mühim kaynaklar arasındadır.

Kasideler, ideal devlet adamı profili çizme, sosyal ve ekonomik konularda devrin özelliklerini yansıtma, sosyal hayatın değişik sahnelerini anlatma, tarihî şahsiyetlerin biyografik bilgilerine katkıda bulunma, siyasal ve kültürel tarihin pek çok değişik safhası için

Kasideler konularına göre de değişik adlar alırlar:

Tevhid: Allah'ın birliğini anlatan kısa gazel.
Münacaat: Allah'a yalvarmak yakarmak için yazılır.
Na'at : Peygamberi övmek için yazılır.
Methiye : Devlet büyüklerini övmek için yazılır.
Mersiye : Ölüm temalı kasidelerdir.
Hicviyye: Alay etmek amacında yazılan kasidelerdir.
Şehrengiz: Bir şehrin güzelliklerini anlatan kasidelerdir.
Cülusiye: Padişahın tahta geçişine sevinen kişiler için yazılan kasidelerdir.

Örnek Kaside (Fuzuli)

Kasîde-i Bahâriyye-Kasîde-i Râi'yye Der-sıfat-ı bahar ve midhat-i Alî Paşa-yı kâmkâr

Matla'
1. Rûh-bahş oldı Mesîhâ-sıfat enfâs-ı bahar
Açdılar dîdelerin hâb-ı ademden ezhâr

2. Taze cân buldı cihan erdi nebatata hayât
Ellerinde harekât eyleseler serv ü çenâr

3. Döşedi yine çemen nat'-ı zümürrüd-fâmın
Sîm-i hâm olmış iken ferş-i harîm-i gülzâr

4. Yine ferrâş-ı sabâ sahn-ı ribât-ı çemene
Geldi bir kafile kondurdı yüki cümle bahar

5. Leşker-i ebr çemen mülkine akın saldı
Turma yağmada meğer niteki bagi Tatar

6. Farkına bir nice per takmur altun telli
Hayl-i ezhâra meğer zanbak olupdur serdâr

7. Dikdi leşgergeh-i ezhâra sanavber tuğırt
Haymeler kurdı yine sahn-ı çemende eşcâr

Nesîb veya Teşbîb
8. Döşedi mihr-i felek yolları dîbâlar ile
Etdi teşrîf çemen mülkini sultân-ı bahar

9. Subhdem velvele-i nevbet-i şâhî mi degül
Savt-ı murgân-ı hoş-elhân u sadâ-yı kûhsâr

10. Çemen etfâlinün uyhuların uçurdı yine
Subhdem gulgule-i fâhte gülbânk-i hezâr

11. Dâye-i ebr yine goncelerün şebnemden
Başına akça dizer nite ki etfâl-ı sıgâr

12. Mevsim-i rezm degüldür dem-i bezm erdi deyu
Sûsenün hançerini tutdı serapa jengâr

13. Semenün sîne-i sîmînin açup bâd-ı seher
Çözdi gülşende gülün tügmelerin nâhun-ı hâr

14. Pîrehen berg-i semen gûy-ı girîbân şebnem
Gülsitân oldı bugün bir sanem-i lâle-izâr

15. Zîb ü fer virmek içün rûy-ı arûs-ı çemene
Yâsemen şâne sabâ mâşita âb ayinedâr

16. Dürr ü yâkût ile bir nahl-i murassa sandum
Ergavân üzre dökülmüş katarât-ı emtâr

17. Şîşe-i çarhda gör bunca rrjurassâ nahli
Nice ârâste kılmış anı sun'-ı Cebbar

18. Berg-i ezhârı hevâ şöyle çıkardı feleğe
Pür kevâkib görünür günbed-i çarh-ı devvâr

19. Dem-i İsâ dirilür bûy-ı buhûr-ı Meryem
Açdı zanbak yed-i beyzâyı kef-i Mûsâ-vâr

20. Zanbakun goncasidur bağa gümüş bâzûbend
Za'ferân ile yazılmış ana hatt-ı tûmâr

21. Câm-ı zerrini tolu bâde-i gülreng almış
Gül-i ra'nâ seheri kılmak içün def'-i humar

22. Dehen-i gonca-i ter dürlü letâ'if söyler
Gülüp açılsa aceb mi gül-i rengîn-ruhsâr

23. Güher-i fursatı aldırma sakın devr-i felek
Sîm ü zerle gözini boyamasun nergis-vâr

24. Câm-ı mey katreleri sübha-i mercan olsun
Gelünüz zerk u riyadan edelüm istiğfar

25. Lâle sahrayı bugün kân-ı Bedaşân etdi
Jale gülzâra nisâr eyledi dürr-i şehvâr                  (Fuzuli)

© 2007 Turkceciler.com | Türk Dili ve Edebiyatı |Tüm Hakları Saklıdır.