İyi, güzel, doğru, başarılı bir yazılı anlatımın özellikleri |
İyi ve başarılı bir yazı, iyi anlatılmış bir yazı demektir. Bir yazının ya da yapıtın konusu ne denli ilginç olursa olsun, eğer anlatımı iyi değilse o yazı okurun ilgisini çekmez, beğenilmez. İyi anlatım da birtakım üstün nitelikler taşır. Bu niteliklerin önemli olanları şunlardır: AçıklıkAnlatılanın kuşkuya, belirsizliğe yer vermeyecek biçimde anlaşılır olma özelliğidir. Değişik yorumlara açık, hem şu hem bu anlama gelen anlatım açık bir anlatım değildir. Düşüncelerin kolayca anlaşılabilmesi; o düşüncelerin iyi düzenlenmiş, anlatımının açık seçik olmasına bağlıdır. Açık olmayan anlatımlar için, "kapalı anlatım", 'bulanık anlatım" "karanlık anlatım"... gibi nitelendirmeler de kullanılır. Anlatımda açıklık; sözcüklerin, deyimlerin uygun yerde ve anlamda, noktalama işaretlerinin eksiksiz ve yerli yerinde kullanılmasıyla sağlanır. Ayrıca değişik anlamlara gelen cümleler, belirgin olmayan bağlantılar, mantıksal yapıdaki kopukluklar, anlatımın açıklığını engeller. DurulukDuruluk, düşünceyi yeterli sözcük ya da sözcük öbeği kullanarak anlatmadır. Duru bir anlatımdan tek sözcük çıkarılamayacağı gibi, tek sözcük de eklenemez. Duru anlatımda, gereksiz sözlere yer verilmediği için bu anlatım aynı zamanda özlülük niteliğini de taşır. ÖzlülükAz sözle çok şey anlatma niteliğidir. Gerekli olduğu kadar sözcük kullanarak okuyucuyu düşündüren, onun söylenenlerden yola çıkarak çağrışımlara ulaşmasına olanak veren, derinliği ve anlam yoğunluğu olan anlatım, özlü bir anlatımdır. Eşanlamlıların peş peşe sıralandığı, bağlaçların gereksiz kullanıldığı, "edebiyat yapmak" hastalığının görüldüğü anlatımlar duru değildir.
Yazar, bize öykülerini nasıl yazdığını anlatırken gereksiz ya da ayrıntı diyebileceğimiz bir söz kullanmamış, anlatılmak istenenleri kısa ve özlü biçimde verilmiştir. YalınlıkYalınlık, anlatımın süsten, gösterişten, özentiden, basmakalıp söyleyişlerden uzak olması niteliğidir. Güçlü, etkili bir anlatım; düşünceyi, dolambaçlı, yollara sapmadan doğrudan ortaya koyan, sözcükleri zorlamasız kullanan anlatımdır. Bu da yalınlıkla sağlanır. Yalınlığa duruluğun, durulaştırmanın sonucunda ulaşılır. Yazıyı ya da yapıtı elden geldiğince yalınlaştırma, yani fazlalıkları atarak en az sözle en çok şeyi söyleme, onu yalnızca en güzele, en kusursuza değil, aynı zamanda en doğala da yaklaştırır.
DoğallıkGerçeklik duygusunu zedeleyici ve yadırgatıcı olmayan, yapaylıktan uzak anlatım; doğal bir anlatımdır. Doğallık bir duygu ya da düşünceyi içten geldiği ya da olduğu gibi anlatmadır. Ancak doğallık, sanat yapmama, basitlik ve sıradanlık da demek değildir. Anlatımın düşünceye uygunluğu demektir. AkıcılıkAnlatımda; dilin takılacağı pürüzlerin, ilgiyi azaltacak ve dağıtacak duraksamaların bulunmaması demektir. Kısaca kolayca ve istekle okunan bir yazıda akıcılık niteliği vardır. Akıcılığı sağlamak için: okurken kulağa hoş gelmeyen, akışı engelleyen aynı ya da yakın seslerden oluşmuş sözcüklerin kullanılmaması; sözcük, cümle ve düşüncelerin birbirine kaynaşması; düşüncelerin, duyguların iyi sıralanması, tutarlı bir düzen içinde verilmesi gerekir. Ayrıca, anlatımda çeşitlilik de, akıcılığı sağlar.
ÇeşitlilikAnlatımda tek düzeliğin aşılmış olmasıdır. Bu da kısa ve uzun cümlelerin, devrik ve kurallı cümlelerin yerinde kullanılmasıyla; değişik yapılı, değişik yüklemli, değişik kipli cümlelere yer verilmesiyle sağlanır. ÖzgünlükDuygunun, düşüncenin, kavramın ya da bir gerçeğin anlatımının, anlatana özgü nitelikler taşımasına özgünlük denir. Özgün yazılarda sanatçı, başkasının yazılarından farklı ürünler ortaya koyar. Kendini kanıtlamış, kendine bir yol çizebilmiş sanatçıların anlatımı özgündür.
EtkileyicilikEtki; bir kimsenin ya da nesnenin başka bir kişi ya da nesne üzerindeki gücüdür. Etkileyicilik, bu gücü kullanarak kişiyi ya da nesneyi zor kullanmadan değiştirmeye çalışmaktır. Sanat yapıtlarının tümünde kişiyi az çok etkileyen bir yan vardır. Bu yapıtların yaygın bir üne kavuşmaları, etkileyicilikleriyle orantılıdır.
İlk dizede geçen "serin" evvelce "siyah"tı. "Siyah"! güzel bulmuyordum. Günlerce bekledim. Bir gün Erenköy'den dönüyordum. Hem yürüyor, hem de şiirdeki "siyah" sözcüğünü düşünüyordum. Derken birdenbire "serin" geliverdi aklıma, şiir tamamlanmıştı.
|
