CEMŞİD-Ü HURŞİD MESNEVİSİ ve AHMEDİ |
CEMŞİD-Ü HURŞİD TAHLİLİMetin ve Zihniyet: Bu dönemin sosyal özellikleriyle metnin teması arasında bir benzerlik yoktur. Çünkü bu eserde aşk konusu işlenmiştir. Eserin yazıya geçirildiği dönemin sosyal hayatında aşk temalı şiirler işlenmiş olsa da bu eser İran edebiyatı kaynaklıdır. Ancak eserin Fars edebiyatından tercüme edilmiş olması, İslamiyet'in kabulüyle başlayan Arap - Fars kültürünün etkisinin sürdüğünü söylemek mümkündür. Yapı: Bu mesnevide bir aşk olayı anlatılmaktadır. Metnin yapısını oluşturan birimler beyitlerle sağlanmıştır. Cemşid ü Hurşid bütün mesnevilerde olduğu gibi başta tevhid, naat ve eserin yazılış nedeni (sebeb-i telif) sonda bir hatime (sonuç) düzeniyle yazılmıştır. Cemşid ü Hurşid-Olay ÖrgüsüMetnin olay örgüsü şöyledir: Cemşid ü Hurşid- KişilerCemşid: Gördüğü rüya ile âşık olduğu kızı aramaya çıkan Çin hükümdarının oğlu. Eserin ana kahramanıdır. Olay örgüsü onun hikâyesini anlatmak için kurgulanmıştır. Cemşid ü Hurşid-ZamanKurmaca bir metin olduğu için olayın geçtiği zaman dilimi (dönem) belli değildir. Ancak "sabah, akşam uyandığında, yüzü rüyasında görünce, Kayser'ın Sarayı'na gelince" gibi sınırlı zaman kavramını ifade eden sözlere yer vermiştir. Eser, 1403 yılında yazılmıştır. Cemşid ü Hurşid-Mekan"Bağdan saraya geldi.", "Hindistan'dan çıkıp Çin'e geldi.", "Oradan Anadolu'ya gitmek için yola çıktı.", "Kayser sarayına gelince...", "Gelince (Çin) şahı onu tahta geçirdi.", "Cemşid, Çin tahtına oturdu." cümleleri mekanın geçtiği yerlere örnek gösterilebilir. Ana Döşüne: Kurmaca bir metin olan eserde, aşk teması işlenmiştir. Dil ve Anlatım: Eser divan edebiyatının Anadolu'da yavaş yavaş olgunlaştığı bir dönemde yazılmıştır. Fars edebiyatındaki bir mesneviden esinlenerek yazılması ve dönemi itibariyle metinde Arapça - Farsça sözcük ve tamlamalara rastlanması doğaldır. Eser, 15. yüzyıl Anadolu Türkçesinin dil ve ses özelliklerini günümüze taşıması bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Anlatımda benzetme ve abartmalara yer verilmiştir. Metinde her şeyden haberdar olan, her şeyin öncesi ve sonrasını bilen bir anlatıcı varıdır. Bu da metnin "ilahi bakış açısı"yla yazıldığını gösterir. Metin ve Gelenek: Eser, divan edebiyatının mesnevi geleneğini sürdüren bir özellik taşımaktadır. Divan edebiyatında "Hüsrev ü Şirin, Süheyl ü Nevbahar, Leyla ile Mecnun, Yusuf u Züleyha" gibi olay anlatımını esas alan klasik aşk öyküleri mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır. Bu gelenek tasavvuf, mizahi, didaktik içerikli mesnevilerde de devam etmiştir. 19. yüzyılda Türklerin Batı edebiyatıyla tanışmasından sonra mesnevilerin görevini roman türü üstlenmeye başlamıştır. Anlama ve Yorumlama: Şair, kurmaca bir aşk olgusunu şiirsel bir gerçeklikle dile getiriyor. Mesnevide anlatılan olayların gerçek hayatta yaşanması, mümkün değildir. Çünkü olaylar olağanüstü nitelikler taşımakta ve kurmacadır. Gerçekte böyle bir aşk hikâyesinin olduğunu düşünsek bile şairin hayal gücü ve şiirsel anlatımın etkisiyle buna birçok şeyin ilave edildiği unutulmamalıdır. Metin ve Şair: Ahmedî 14. yüzyılın en verimli divan edebiyatı şairlerindendir. Üstün bir zevkle, titiz bir dikkatle din dışı konuları işleyen şairin bu eserinde de edebî anlayışını yansıtan bir aşk hikâyesine yer verdiğini görüyoruz. Cemşîd ü Hurşid'in Özellikleri:a) 14. yy. şairlerinden Ahmedî tarafından, Emir Süleyman Çelebi'nin isteği üzerine, İranlı şair Selman Saveci'nin aynı adı taşıyan eserinden yola çıkarak yazılmış bir mesnevidir. Cemşîd ü Hurşid'in Özeti: Bir vakitler Çin'de bilgili ve her işte kudretli bir hükümdar vardı. Memleketi gelişmişti. Emrinde milyonlarca Türk askeri bulunuyordu ki oklarının temreninden ateşler çıkıyordu. Bu hükümdarın Cemşîd isimli oğlu bir gece yiyip içip eğlenirken uykuya daldı. Rüyasında güzel bir kız gördü ve ona âşık oldu. Derdini iyi bir ressam olan bezirgânına açtı. Bezirgân çok gezmiş, çok görmüş bir insandı. Kendisine tarif edilen kızın Rum Kayserinin kızı olduğunu anladı. Bu kızın bir resmini yaptı. Böylelikle Cemşîd, rüyada görüp sevdiği kızın kim olduğunu anlamış oldu. Bu andan itibaren Cemşîd daha da çok acı çekmeye başladı ve hastalandı. Cemşîd'in ordusu Şam ordusunu da yendi. İki sevgili evlendiler. Çin'e döndüler.
|
