Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler |
Toplumcu gerçekçilerden farklı olarak insan gerçekliğini toplumsal yönüyle değil; psikolojik yönüyle anlatma gayreti içine girmişlerdir. Olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin iç dünyasını anlatmışlardır. Toplumda bireyin yabancılaşmasını anlatırken bunun sosyo-ekonomik yönünden çok bireyin ruh durumunu analiz etmeye çalışmışlardır. Psikolojik roman ve öyküde yazarın dikkati, bireyin iç dönüşümlerine ve manevi olarak yeniden doğuşuna yönelmiştir. Bu yüzden olay örgüsüne bağlı merak unsuru ikinci planda kalmış bireyin ruh hali ve iç çatışmaları gerçekçi psikolojik tasvirlerle verilmiştir. Bu gruptaki yazarlar eserlerinde özellikle iç konuşma, bilinç akımı gibi teknikleri kullanırlar.
Abdülhak Şinasi Hisar'ın "Fehim Bey ve Biz" adlı romanı hem kişisel hem toplumsal nedenlerden dolayı gerçekle ilişkisi hastalıklı hale gelen bunalımlı bireyi anlatan bir eserdir. Peyami Safa: Dar ve kapalı mekanlarda az sayıda kahraman ve basit olay örgüsü ile kurduğu başarılı psikolojik romanlarıyla tanınmıştır. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Matmazel Noralya'nın Koltuğu, Yalnızız, Bir Tereddüdün Romanı adlı eserleri bu grupta sayılabilir. Ahmet Hamdi Tanpınar: Yazarın olay ve karakter romanı olmaktan çok karmaşık ruh durumlarını tasvir eden "Huzur" adlı eseri , yer yer özel yaşamına ait izler taşıması, İstanbul'un doğal ve tarihi zenginliğini yansıtması açısından önemlidir. Mümtaz ve Nuran arasındaki ilişki psikolojik yönüyle anlatılır. "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" adlı eser ise psikolojik niteliklerinin yanı sıra Türk modernleşmesine getirdiği ironik eleştirisiyle Türk romanının kilometre taşlarındandır. Diğer eserleri: Tarık Buğra: 1950 sonrasının önde gelen yazarlarından olan Tarık Buğra'nın "İbiş'in Rüyası" adlı romanı bir sanatçının iç dünyasını anlatması bakımından önemlidir. Bir Milli Mücadele romanı olan "Küçük Ağa" da roman kahramanının psikolojik değişim süreci, sağlam bir kurgu ve başarılı bir anlatımla verilmiştir. "Osmancık" ta Osmanlı'nın kuruluş devrini anlatmıştır. Öykülerinde aşk ve aile hayatı gibi bireysel konuları işlemiştir. Mustafa Kutlu: Son otuz yılın en önemli öykü yazarlarından olan M. Kutlu, hikayedeki yeni biçim ve üslup denemeleriyle dikkat çekmiştir. "Uzun hikaye" tarzını geliştiren yazar eserlerinde insanın derinliğine yönelmiş; rüya ile gerçek arasında geçmişi arayan, zamanı ve eşyayı sorgulayan bir bireyi anlatmıştır. Canlı diyaloglar, iç konuşmalar, yerel sözcükler ve geleneksel anlatı unsurları yazarın üslubunu ilgi çekici hale getirmiştir. Samiha Ayverdi: Eserlerinde özellikle geçmiş- şimdi çatışması, Batılılaşma ile birlikte meydana gelen değişimin aileyi olumsuz etkilemesi bireyin iç dünyasından hareketle verilir. İnsanı anlatırken özellikle onun yücelerek ilahi aşka yönelmesi ve insan-ı kamil olması üzerinde durulur.
|
