BATI EDEBİYATI |
Giriş Klâsik Batı Edebiyatı 1. Yunan EdebiyatıYunan edebiyatı birkaç dönemde incelenebilir: I. Dönem (M.Ö. IX. - VII. yy.) II. Dönem (M.Ö. VII. - VI. yy.) III. Dönem (M.Ö. VII. - VI. yy.) Sophokles (M.Ö. 495-406) de tragedyayı geliştirerek oyuncu sayısını 3'e , korodaki şarkıcıların sayısını da 12'den 15'e çıkarmış; trilogia denilen üçleme yazma biçimini kaldırmıştır. Aiskhylos'un tragedyalarında insanlar tanrılara boyun eğmek zorunda iken, Sophokles'in eserlerinde insanlar alınyazıları ve tanrılarla mücadele ederler. Ancak sonunda yenilen insanlar olur. Elde Kral Oidipus , Oidipus Kolonos'ta ,Antigone , Aias , Elektra , Trakhisli Kadınlar ve Philoktetes adlı yedi eseri bulunmaktadır.Üçüncü büyük tragedya şairi olan Euripides (M.Ö. 480-406) , insan-tanrı mücadelesi yerine insanın kendi kendisiyle olan mücadelesine yer vermiştir. İnsan kendi ihtiraslarıyla mücadele hâlindedir , ancak yenik çıkar. Başlıca eserleri şunlardır : Medeia , Hippolytos , İphigeneia Aulis'te , phigeneia Tauris'te , Orestes , Elektra , Hekabe , Andromakhe.İlk büyük komedya şairi Aristophanes (M.Ö. 445-385) 'tir. Aristophanes, gelenekçi bir anlayışa sahip olup sanat , siyaset ve felsefe alanlarında yapılan yeniliklere ve yenilikçilere saldırmıştır. En önemli komedileri : Atlılar , Eşek Arıları , Kuşlar , Kurbağalar , Bulutlar , Barış , Lysistrate. IV. Dönem (M.Ö. III. - II. yy.) V. Dönem (M.Ö. II.-M.S.II. yy.) 2. Lâtin Edebiyatı Romalılar Yunanistan'ı M.Ö. 250'li yıllarda siyasî anlamda egemenlikleri altına aldıktan sonra Lâtin edebiyatı , daha çok Roma'da Yunan kültür ve edebiyatının etkisiyle ve taklidiyle oluşmuştur. Eski Atina'da Yunan sanatçıları daha özgür ortamlarda ürün veriyorlardı. Onlar kendi dönemlerinde yaşayan kişileri , yöneticileri serbestçe hicvedip eleştirebiliyorlardı. Ancak Roma'da Lâtin komedya şairleri bu bakımdan özgür değillerdi.Lâtin edebiyatının ilk önemli sanatçıları arasında tragedya şairi Ennius (M.Ö. 240-170), komedya şairi Plautus (M. Ö.184) ve Terentius (M.Ö. 159) yer alır. Bunlar Yunan sanatçılarını örnek almışlardır. Daha sonra Lucretius (M.Ö. 98-53) didaktik nazım, Catullus(M.Ö. 78-54) lirik nazım türünde ; Vergilius (M.Ö. 70-19) pastoral , epik ve didaktik nazım; Horatius (M.Ö. 64-8) lirik ve didaktik nazım; Ovidius (M.Ö. 43-M.S. 18) lirik nazım türlerinde ve mitolojide ; Cicero (M.Ö.106-43) hitabet türünde; Sallustius (M.Ö. 86-34) , Titus Livius (M.Ö. 59-M.S. 19) ve Tacitus (54-129) tarih yazıcılığında; Seneca (M.Ö. 4-M.S. 65) da felsefe ve tragedyada önde gelen isimlerdendir. 3. Alman Edebiyatı Rönesans Dönemi Alman Edebiyatı Gerçekçi (Realist) Dönemde Alman Edebiyatı 20. Yüzyıl Alman Edebiyatı 20 Yüzyıl Avusturya Edebiyatı 4. Amerikan Edebiyatı Romantik Dönem Amerikan Edebiyatı Gerçekçi Dönem Amerikan Edebiyatı 20. Yüzyıl Amerikan Edebiyatı 5. Fransız Edebiyatı Rönesans Dönemi Fransız Edebiyatı Klâsik Dönem Fransız Edebiyatı Moliere (1622-1673) ise komedya alanında başarılı ürünler vermiştir. Toplum ve insandaki gülünç âdetleri, çirkin ve kötü huyları, kusurları sergileyerek, güldürerek düşündürmeyi, eğlendirerek öğretmeyi amaç edinmiştir. Başlıca eserleri şunlardır:Gülünç Kibarlar. Kadınlar Mektebi. Zorla Evlenme, Tartuffe, Don Juan, Zoraki Hekim,Cimri, Hastalık Hastası.La Fontaine (1621-1695) özellikle Aisopos'tan yararlanarak yazdığı fabllarıyla ünlüdür. En önemli eseri Fabllar'dır. La Rochefoucauld (1613-1680) özdeyiş (vecize), Boileau (1636-1711) eleştiri türü-nün, Descartes(1596-1650) ve Pascal(1623-1662) felsefe alanının önde gelen isimlerindendir. Romantik Dönem Fransız Edebiyatı Gerçekçi Dönem Fransız Edebiyatı Gerçekçiliğin müjdecilerinden bir başka yazar da Henri Beyle Stendhal (1783-1842)'dir. O da gördüklerini olduğu gibi, süslemeden yalın bir dil ve üslûpla aktar-mıştır. İnsanı içinde yaşadığı sosyal çevreden koparmadan vermiştir. Stendhal'e göre "roman, yol boyunca gezdirilen bir ayna olup, gördüklerini aynen yansıtır". Başlıca romanları: Kırmızı ve Siyah, Parma Manastırı. Gustave Flaubert (1821-1880), romanlarında gözlemlediklerini kendi duygu ve düşüncelerine yer vermeden sergilemeye, hayatı olduğu gibi aktarmaya çalışmıştır.En önemli romanı Madam Bovary'dir. Guy de Maupassant (1850-1893) da özellikle küçük hikâye türünde gerçekçi ürünler vermiştir. Hikâye türünde klâsik kurguya dayalı "Maupassant tarzı hikâye" denilen bir çığır açmıştır. Yani hikâye, sürükleyici bir merak unsuru barındırır. Giriş,gelişme, sonuç bağlamında devam edip etkili, çarpıcı ve vurucu bir sonla biter. Bu tarz hikâyede "olay" unsuruna önem verilir.Emile Zola(1840-1902), müspet bilimlerin deneysel olguculuğunu edebiyata uyar-layarak, doğalcılık (natüralizm) adı verilen gerçekçiliğin farklı bir anlayışını başlatmıştır.Doğalcılığın (natüralizm) temel ilkesi şudur: Gerekirciliğe (determinizm) göre nasıl müspet bilimlerde aynı koşullar aynı sonuçları doğurursa, kişiler ve toplumlar da içinde bulundukları doğal ve sosyal çevrelerinin ürünüdürler. Yani bir kişinin karakterinde, kimlik ve kişiliğinde doğuştan getirdiği biyolojik ve fizyolojik özelliklerinin yanında sosyal çevresinden aldığı eğitim ve kültür de belirleyici rol oynar. Zola bu yöntemi uygulayarak Meyhane, Germinal gibi deneysel roman denilen örnekler vermiştir.19. yüzyıl Fransa'sının en büyük ozanlarından Charles Baudehireise sembolizmin ve gerçeküstücülüğün öncüsü olmuştur. 20. Yüzyıl Fransız Edebiyatı Yine varoluşçu bir romancı olan Albert Camus (1913-1960) ise daha çok saçma kavramını irdelemiştir. Ona göre insanın içinde yaşadığı evren saçma, mantıksız, akıldışı ve anlamsız bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla insan hayatı da saçmadır. İnsan hayatının anlamı, ancak saçmalık ve haksızlıklara başkaldırarak ortaya çıkar. İnsan salt doğruluk, iyilik, dostluk, barış, adalet için yaşamalıdır. Başlıca eserleri romanda: Yabancı (1942), Veba (1947), Düşüş (1956); tiyatroda: Yanlışlık (1944), Caligula' (1945)dır. Simone de Beauvoir (1908-1986), varoluşçu açıdan kadının sosyal, siyasî ve cinsel sorunları üzerinde durmuştur. Aynı zamanda feminist hareketin de öncülerinden-dir. Başlıca eserleri şunlardır: Konuk Kız (1943), Mandarenler (1954).Andre Malraux (1901-1976), İnsanlık Durumu, Büyük Yol, Umut, Melekle Savaş gibi eserlerinde olumsuz koşulların hâkim olduğu güler yüzlü cehennemin de insanın yalnızlığını, kaderiyle baş başa kaldığı dramatik macerasını anlatır. 6. İspanyol Edebiyatı Rönesans Dönemi İspanyol Edebiyatı Cervantes'in Don Kişot (1605) adlı romanı modern romanın başlangıcı sayılmaktadır.Cervantes, gerçekle hayalin çatışması temeline kurulu olan romanda şövalyeliğin eleştirisi ve yergisinin yanında insan gerçeğinin pek çok boyutlarına yer verir.Tiyatroda ise Lope de Vega (1562-1635) en önemli isimdir. Gerçekçi Dönem İspanyol Edebiyatı 20. Yüzyıl İspanyol Edebiyatı 7. İngiliz Edebiyatı Rönesans Dönemi İngiliz Edebiyatı Rönesans dönemi İngiliz edebiyatının en önemli tiyatro yazarı Shakespeare(1564-1616)'dir. Shakespeare dram ve komedya türlerinde hem nazım, hem düzyazı, hem de her iki-sini birlikte kullanarak başarılı oyunlar yazmıştır. Oyunlarının tamamı beşer perdeden oluşur. Kin, aşk, dostluk, yükselme, öç alma gibi hemen hemen tüm insanî boyutları derinlemesine irdelemiştir. Başlıca dramları arasında Romeo ve Juliet, Hamlet, Macbeth, Othello, Kral Lear; en önemli komedyaları arasında da Venedik Taciri,Yanlışlıklar Komedyası sayılabilir.Marlowe (1564-1593) ve Ben Jonson (1573-1637) da dönemin önemli tiyatro yazarları arasında yer alırlar.İlk büyük İngiliz şairi olan Edmund Spenser (1552-1599) ise pastoral türde yazdığı şiirlerini Çoban Takvimi, alegorik bir destanını da Peri Kraliçesi adlı eserlerinde topladı. Tasvir ve ruh çözümlemelerinde başarılı olan ve üslûba önem veren dönemin son büyük şairi John Milton (1608-1674)'un en önemli eseri Kaybolmuş Cennet adlı konusunu Tevrat'tan aldığı dinî destanıdır.Montaigne gibi deneme türünde başarılı ürünler veren Bacon (1561-1626)'un en önemli eseri ise Denemeler'dir. Klâsik Dönem İngiliz Edebiyatı Romantik Dönem İngiliz Edebiyatı 20. Yüzyıl İngiliz Edebiyatı V. Woolf (1882-1941) önemli bir İngiliz kadın roman yazarıdır. O da James Joyce gibi bilinç akımı tekniğine başvurmuştur. "Acı" ve "yalnızlık", "kadın sorunları" temalarına ağırlık vermiştir. Romanlarında insan zihninin herhangi bir günde algıladığı şeyleri aktarmaya çalışır. Eserlerinin başlıcaları Jacob'ın Odası (1922), Perde Arkası(1941), Mrs. Dalloway, Orlando, Dalgalar, Yıllar'dır. 8. İtalyan Edebiyatı Rönesans Döneminde İtalyan Edebiyatı Klâsik Dönemde İtalyan Edebiyatı Romantik Dönemde İtalyan Edebiyatı 20. Yüzyıl İtalyan Edebiyatı 20. yüzyıl İtalyan edebiyatının öncülerinden sayılan Alberto Morario, yapıtlarında genel olarak orta sınıfı işlediğini görürüz. Bu sınıfın içinde bulunduğu ahlâk çökün-tüsünü, kişinin bencilliği yüzünden yalnız kalışını anlatır 9. Rus Edebiyatı Klâsik Dönem Rus Edebiyatı Romantik Dönem Rus Edebiyatı Gerçekçi Dönem Rus Edebiyatı Fiodor Mihayloviç Dostoyevski (1822-1881) ise toplumdan çok, birey olarak insanın ruh dünyasını hem tabiî hem de sosyal çevresi içinde en ince ayrıntılarına kadar sergiler. Psikolojik tahlilleri oldukça başarılıdır. Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler,Ölü Bir Evden Anılar en ünlü romanlarıdır. Bir başka önemli realist yazar Lev Nikoleyeviç Tolstoy(1828-1910), özellikle köylülerin dünyasını yazmıştır. Başlıca romanları: Harp ve Sulh, Anna Karenina, Hacı Murat. Anton Çehov (1860-1904) daha çok hikâye ve tiyatro türlerinden ürün vermiştir.Hikâye türünde "Çehov tarzı hikâye" denilen bir çığır açmıştır.Bu tarz hikâyede giriş, gelişme, sonuç gibi kronolojik bir düzenlemeye itibar edil-mez; bir anı, bir durumu, ortamı, hayatın bir kesitini, olayların en çarpıcı yanını etkili bir şekilde vermeyi amaçlar. Üslûpta şiirsellik ve deneme türünü andıran bir anlatı-mı vardır. "Olay" yerine "durum" öğesine ağırlık verilir. Hikâyelerinden seçmeler 4cilt hâlinde MEB'da yayımlanmıştı. En önemli oyunları ise Vişne Bahçesi, Vanya Dayıve Martı'dır.Diğer önemli Rus realist yazarlar arasında İvan Turgenyev (1818-1883) ve Maksim Gorki (1868-1936) sayılabilir. 20. Yüzyıl Rus Edebiyatı ÖzetBatı uygarlığını oluşturdukları için, Batılı ulusların düşünüş ve duyuş tarzları temelde ortak özelliklere dayanmaktadır. Bu yüzden Batı edebiyatı adıyla genel bir kavram ortaya çıkmıştır. Batı edebiyatı, Batılı ulusların nazım ve düzyazı türlerinde yarattıkları edebî ürünlerden oluşur.Batı edebiyatının başlangıcı Klâsik Batı edebiyatını oluşturan Yunan ve Lâtin edebi-yatlarına dayanır. Rönesans’a birlikte, ulusların edebiyatı Alman edebiyatı, Fransız edebiyatı, İspanyol edebiyatı, İngiliz edebiyatı, İtalyan edebiyatı gibi adlarla kendi başlarına gelişimlerini sürdürürler.Amerikan ve Avusturya edebiyatlarında ise ilk büyük sanatçılar 19. yüzyılda yetişmeye başlamıştır.Batı edebiyatını oluşturan ulusların edebiyatları Rönesans, klâsik, romantik, gerçekçi ve 20.yüzyıl olmak üzere birbirini izleyen dönemler içinde ele alınabilir. Kaynaklar: |
