Anlatım Bozuklukları Konu Anlatımı-4 |
Anlatım Bozuklukları / Yazar: Yrd. Doç.Dr. Hülya PİLANCI
1. GirişEğitimin her döneminde başarılı olmak, yazılı ve sözlü anlatımda duygu, düşünce ve isteklerimizi derli toplu, doğru ve düzenli anlatmaya bağlıdır. İyi ve doğru bir anlatım hepimiz için sıradan bir özellik olması gerekirken tam tersine doğru ve güzel konuşan, yazan kişilerin sayısı gittikçe azalmaktadır. Anadilini iyi öğrenememek, anadili bilincini kazanamamış olmak anlatım bozukluklarına neden olmaktadır. Özellikle gençlerde görülen önemli bir dil sorunu da söz dağarcıklarının yetersiz olmasıdır. Anlatım bozukluklarını iki ana başlık altında inceleyebiliriz. 2. Doğru Anlatımın ÖnemiAnlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasın-da kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması için kişinin anadilini iyi bilmesi ve doğru kullanması gereklidir. İşlek, açık ve doğru anlatım eğitim yaşamının her döneminde önemlidir. Anlatım kişinin seviyesini belirler. Yazılı ve sözlü anlatımda başarı, istediklerimizi derli toplu ve düzenli anlatmaya bağlıdır. 2.1. AnadiliProf.Dr. Doğan Aksan anadilini şöyle tanımlıyor: "Anadili başlangıçta aileden ve yakın çevrelerden öğrenilen, insanın bilinçaltına inen ve bireylerin toplumla en güçlü bağlarını oluşturan dildir" (Aksan, 1990). Başka uluslar da kendi dillerini ifade etmek için "ana" sözcüğü ile oluşturulmuş kavramlar kullanmaktadır. Aynı anadili içinde, özellikle konuşma dilinde yörelere özgü kimi farklılıklar oldu-ğunu görebiliriz. Bu tür söyleyiş farklılıkları yalnızca kullanıldıkları ağız içinde geçerlidir. Ortak dilin özellikleri olarak kabul edilemez. 2.2. Ortak DilBütün ülkelerde değişik ağız yapıları vardır. Her ülke bunlardan birini bilim ve kültür dili olarak seçer. Seçilen bu ağıza ortak dil ya da standart dil adı verilir. Türkiye Türkçesi için kabul edilen ortak dil İstanbul ağzıdır. Ortak dil aynı ülkede yaşayan, aynı dili konuşan insanların hepsinin ortaklaşa kullanabilecekleri bir dil gereksiniminden doğar. Bir toplumda bireysel, kültürel, bilimsel ve ekonomik gelişmeler, o toplumu oluşturan bireylerin ortak bir dili doğru kullanabilmeleriyle gerçekleşir. 3. Anlatım Bozukluklarının NedenleriKişi amacını söz veya yazıyla anlatmak için önce düşüncelerini belirler, düzenler; sözcükleri seçer, sıraya koyar; cümleler kurar. Bu düzen konuşurken çoğu kez kendiliğinden işler. Yazarken uzun uzun düşünme, uygun sözü ve biçimi bulma, araştırma olanağı vardır. Yine de çoğu kez duyguları, düşünceleri daha etkili anlatabilmek için gereksiz tekrarlar, yersiz sözcükler, bozuk cümleler anlatımı doldurur. Kuşkusuz, anadilini iyi öğrenememek, anadili bilincini kazanamamış olmak anlatım bozukluklarının en önemli nedenidir. Özellikle gençlerin dilinde, şoke olmak, gümlemek, yolunu bulmak, araklamak, kazıklamak, ineklemek... gibi argo sözcükler gereğinden fazla kullanılmakta ve gittikçe çeşitlenerek artmaktadır. Daha çok konuşmada görülen bölge ağızlarına ait özelliklerin birçok öğrencide yazıda da görüldüğü dikkat çekmektedir: mahsustan, savul (sağol), lefha (levha), bastırma (pastırma), moderin, heşte üzülmen, arabaynan, bunnardan, dinnendim, boşanan kadroya, diyerekten, bitaki, bissürü... gibi. Yani, şey, yahu, tabii, durum, olay, vaziyet, fayda ve yarar, çağdaş uygarlık ve medeniyet, çocukların terbiye ve eğitimi, açık ve net gibi sık sık kullanılan ve anlatımı bozan sözler, Türkçenin çok zengin olan söz dağarcığının, iyi kullanılamadığını göstermektedir. 3.1. Sözcüklerle İlgili Anlatım BozukluklarıAnlatım bozukluklarının önemli bir bölümü sözcük düzeyindedir. Anlatımda, var-lıkların niteliklerini ve eylemlerini, durumları ve duyguları iyi anlatabilmek için bunların dildeki karşılıkları olan sözcüklerin dikkatli seçilmesi gerekir. İyi seçilememiş bir sözcük cümlenin anlamını bozar. Sözcük düzeyinde yapılan yanlışları şu başlıklar altında toplayabiliriz: 3.1.1. Yapıları Yanlış Olan SözcüklerSözcüklere yanlış ekler ya da sözcükler eklenerek bu tür yanlışlar yapılır. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Yemek yiyilip, kahveler içildikten sonra konuya geçildi. =yenilip ("yemek" eyleminin edilgeni "yenilmek"tir) 3.1.2. Birbiriyle Karıştırılan SözcüklerBu tür yanlışlar sesçe birbirine yakın sözcüklerin karıştırılmasından doğmaktadır. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Bu iki sözcüğü birbirine karıştırıyoruz. Oysa aralarında küçük de olsa bir ayrıntı vardır. ayrıntı (=teferruat, detay). Bu cümlede ayrım (=fark) sözcüğü kullanılmalıdır. Birbiriyle karıştırılan sözcüklerin bazıları da şunlardır: 3.1.3. Gereksiz Kullanılan SözcüklerEşanlamlı sözcüklerin aynı cümle içinde birarada kullanılması ya da gereksiz bir sözcüğe cümlede yer verilmesi anlatımın gücünü azaltır. Söylenilenin kolaylıkla anlaşılmasına engel olur. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Yer yer iki metreyi bulan kar yağışına rağmen ilçeye ulaşılmaya çalışılıyor. Ölçülebilen yağış değil kardır. Yer yer iki metreyi bulan kara rağmen... 3.1.4. Gereksiz Yinelenen SözcüklerBu tür yanlışlar genellikle, aynı sözcüğün Türkçesiyle, yabancı dillerden gelen şeklinin aynı cümle içinde kullanılmasıyla olur. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Çocuk kitapları çocuklara, merhameti ve acımayı da öğretmelidir. 3.1.5. Gereksiz Kullanılan Yardımcı EylemlerTürkçede kimi ad soylu sözcükler etmek olmak yardımcı eylemleriyle birlikte kullanılmaktadır. Günümüzde bu eylemlere yapmak, bulmak, eylemleri de katılmıştır. Oysa yardımcı eylemlerle cümleyi doldurmak yerine sözcüklerin eylem olanını kullanma yoluna giderek, Türkçenin zenginliğinden ve gücünden yararlanarak, daha duru bir anlatıma sahip olabiliriz. umut ediyorum yerine umarım, dilerim Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. Burada bekleme yapılmaz. Stüdyomuza gelme isteğinde bulunanlar. Yavrulama yapan kediler kobay olarak kullanıldı. 3.1.6. Çelişen SözcüklerBir yazı ya da konuşmada, birbirini tutmayan, çelişen sözler kullanılması okuyanı, dinleyeni şaşırtır. Anlatım inandırıcılığını yitirir, karışıklığa yol açar. Türkçede karışıklığa yol açan sözlerden bazılarını cümleler üzerinde inceleyelim. 3.1.7. Yanlış Okunan, Yazılan ve Söylenen SözcüklerBu yanlışlar genellikle başka dillerden Türkçeye girmiş sözcüklerin okunmasında, yazılmasında ve söylenmesinde görülür. Çoğunlukla yabancı sözcüklerin anlamının tam ve doğru olarak bilinmemesinden ileri gelir. Anlamı tam ve doğru olarak bilinmeyen yabancı sözcüklerin yerine Türkçelerinin seçilmesi anlatımın doğru ve açık olmasını sağlar. Aşağıda bu tür sözcüklerin bir kısmının yanlış ve doğru şekilleri liste halinde 3.2. Cümle Kuruluşu ile İlgili Anlatım BozukluklarıDilde sesler bir araya gelerek sözcükleri, sözcükler bir araya gelerek cümleleri oluşturur. Sözcükleri doğru seçmek kadar, onları cümlede yerli yerinde kullanmak da anlatımı etkiler. 3.2.1. Cümlenin Öğeleriyle İlgili Anlatım BozukluklarıCümleler duygu, düşünce ve isteklerimizi en kolay ve en kısa anlatma araçlarıdır. Kurduğumuz cümleler her zaman açık ve anlaşılır olmalıdır. Cümleyi oluşturan öğeler anlatılmak istenen amaca göre belirli bir düzen içinde sıralanır. Öğelerin dizilişi amaca uygun olmazsa ya da cümle içinde bir sözcük eksik olursa cümle istediğini anlatamaz. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Burası bu tartışmanın ne yeri ne de zamanı. "Burası bu tartışmanın yeri" olmayabilir ama "burası bu tartışmanın zamanı..." biçiminde bir anlatım doğru değildir. Aşağıdaki cümlelerdeki anlatım bozukluklarını gidermeye çalışın. 3.2.2. Olumlu ve Olumsuz Yargıların Birlikte Kullanımından Doğan Anlatım BozukluklarıOlumlu ve olumsuz yargıların birlikte kullanıldığı cümlelerde yargıların birbirine karışmamasına dikkat etmek gerekir. Genellikle virgülle, noktalı virgülle, (ve, ama, fakat, ancak gibi) bağlaçlarla birbirine bağlanan, düşüncelerin art arda sıralandığı sıralı cümlelerde olumlu ve olumsuz yargıların birbirine karıştırıldığı olur. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Düşüncelerinde ısrarlı ama inatçı değildi. "değildi" yüklemi "inatçı" sözüyle birlikte, "ısrarlı" sözcüğünün de yüklemi durumunda. Düşüncelerinde ısrarlıydı ama inatçı değildi, olmalıdır. 3.2.3. Yardımcı Eylem Eksikliğinden Doğan Anlatım BozukluklarıTürkçe'de sık karşılaşılan anlatım bozukluklarından biri de yardımcı eylem eksikliğinden doğan anlatım yanlışlarıdır. Özellikle sıralı ve bağlı cümlelerde yardımcı eylemlerin unutulması cümlede anlatım bozukluğuna yol açmaktadır. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. Öğretmenlerin içinde bulunduğu koşullar tesbit ve bu koşullar eğitimi . Öğrencilerimizi tebrik ve hepinizin adına teşekkür ederim. "tebrik" sözcüğünden sonra "etmek" yardımcı eyleminin "eder" şekli getirilmeli. Ayrıca "adına" sözcüğünden sonra "kendilerine" sözcüğü getirilerek cümledeki dolaylı tümleç eksikliği de giderilmelidir. 3.2.4. Sözcük ve Sözcük Öbeklerinin Yerinde Kullanılmamasından Doğan Anlatım BozukluklarıBir cümle içinde sözcükler, bulunması gereken yerde bulunmazsa anlam karışıklığı, anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Cümlenin anlamında belirsizlik olur. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Ali'nin sınıf başkanlığı otuza karşı, oniki oyla reddedildi. Bu cümleye göre Ali'nin başkanlığı oniki oyla reddedilmiş oluyor. Oysa anlatılmak istenen otuz oyla reddedildiğidir. Aşağıdaki cümleyi inceleyin, anlatım bozukluğunun nedenini bulmaya çalışın. Haftanın en güzel günlerinden biridir cumartesi, pazar. 3.2.6. Düşünme Hatalarından Doğan Anlatım BozukluklarıTürkçenin özellikle sözlü anlatımında düşünme hatalarından doğan anlatım bozuklukları da görülmektedir. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. . Otomobilin bagajından bir kamyon dolusu silah çıktı. (Otomobilin bagajına bir kamyon dolusu silah sığmaz.) ÖzetOkullarımızdaki anadili eğitiminin temel amacı öğrencilerin okuduklarını, dinlediklerini doğru anlayabilmelerini; duygu, düşünce ve isteklerini doğru anlatabilmelerini sağlamaktır. Ancak özellikle gençlerde görülen, Türkçenin kullanımına yönelik, önemli dil sorunları vardır. Söz dağarcıkları yetersizdir. Çoğu belli sözcüklerle okur, yazar, konuşur. Sözcük kıtlığı yüzünden yazı içinde, konuşma sırasında şaşılacak kadar çok tekrarlar yaparlar. Bilgileri aktarmakta güçlük çektikleri yazılı kağıtlarında da açıkça görülmektedir. Öğrencilerin anlatımlarını düzeltmek ve zenginleştirmek için öncelikle onlara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak, okumayı sevdirmek gerekir. Dinlediğini, okuduğunu anlayan, anlatmak istediğini amacına uygun bir biçimde dile getirebilen bireylerin başarısında güzel, doğru, akıcı, zengin bir anlatımın önemi tartışılamaz. Ayrıca dilde; ihmalin, tembelliğin ve kolaya kaçmanın meydana getireceği bozulmalar, kolay kolay düzeltilemez. Bu nedenlerle anlatım bozukluklarının önlenebilmesi için: . Her sözcüğün yazılışıyla birlikte doğru söylenişi de kavranmalıdır.
Değerlendirme SorularıAşağıdaki soruların yanıtlarını seçenekler arasından bulunuz. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmamıştır? 2."Her belirti hastalık demek anlamına gelmez." Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir? 3."Korkarım, herhalde bu yasa kamuoyunun da mutlaka desteğini kazanacak." Yukarıdaki cümlede anlatım bozukluğuna neden olan aşağıdakilerden hangisidir? 4. "Gelecek hafta bir başka konuda buluşmak üzere hoşçakalın." Yukarıdaki cümlede anlatım bozukluğuna neden olan aşağıdakilerden hangisidir? A. Yazım yanlışlığı vardır. 5. "Size bu güzel şiirden bir dizi okumak istiyorum" cümlesinde anlatım bozukluğuna neden olan hangi sözcüktür? Yararlanılan ve Başvurulabilecek KaynaklarAksan, Doğan. Her Yönüyle Dil, Türk Dil Kurumu Yayınları: 439, Ankara, 1990. Aksoy, Ömer Asım. Dil Yanlışları, Adam Yayınları, İstanbul, 1991. Aksoy, Ömer Asım. Yine Dil Yanlışları, Öğretmen Yayınları, Ankara, 1985. Altan, Çetin. Gazete Yazıları. |
