• Anasayfa
  • Biyografi
  • Türk Dili
  • Türk Edebiyatı
  • Rehberlik
  • Forum
  • İletişim

24 Kasım Öğretmenler Günü

  • Neden 24 Kasım?
  • Öğretmen Andı
  • Öğretmen Marşı
  • Öğretmenlik
  • Atatürk ve Eğitim
  • Öğrenci Atatürk
  • 24 Kasım Şiirleri
  • 24 Kasım Makaleler
  • 24 Kasım Özlü Sözler
  • 24 Kasım Anılar
  • 24 Kasım Marşlar ve Şarkılar
  • Şehit Öğretmenler

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ

ATATÜRK ve EĞİTİM
Okulun Anlamı, Önemi ve Görevi Atatürk'ün Öğretmenlere Hitabı
Öğretmenlerle Yaptığı Konuşma Bilgisizliği Ortadan Kaldırmak
Eğitim ve Köylü Eğitim ve Öğretim Hakkında
Kültür Ordusu Eğitim ve Öğretimin Önemi
Öğretim Birliği Eğitimin Milli Oluşu ve Önemi
Birinci Öğretmenler Birliği'nde Yaptığı Konuşma Öğretmenin Değeri, Yeri ve Görevi

 

EĞİTİMİN MİLLİ OLUŞU VE ÖNEMİ

Pratik ve kapsamlı bir eğitim ve öğretim için, vatan sınırlarının önemli merkezlerinde modern kütüphaneler, nebatat ve hayvanat bahçeleri, konservatuvarlar, sanat okulları, müzeler ve güzel sanatlarla ilgili sergiler kurulması lâzım olduğu gibi, bilhassa şimdiki idarî teşkilâta nispetle kaza merkezlerine kadar bütün memleketin matbaalarla donatılması gerekmektedir. Bütün bu güzel şeylerin bir an içinde oluşturulması imkânsız olmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde bu sonuçların elde edilmesi önemle temenniye değerdir.
1923 (Atatürk'ün S.D.I, s.288)

Türkiye'nin eğitim ve öğretim siyasetini her derecesinde tam bir açıklık ve hiçbir tereddüde yer vermeyen kesinlikle ifade etmek ve uygulamak lâzımdır. Bu siyaset her manasıyla millî bir nitelikte gösterilebilir.
1924 (Atatürk'ün S.D.I, s. 317)

Eğitimdir ki, bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terk eder. Eğitim kelimesi yalnız olarak kullanıldığı zaman herkes kendince istediği bir anlama geçer. Ayrıntılarına girişilirse eğitimin hedefleri, amaçlan çeşitlenir. Meselâ dinî eğitim, millî eğitim, uluslararası eğitim... Bütün bu eğitimlerin hedef ve gayeleri başka başkadır.

Ben burada yalnız yeni Türk Cumhuriyeti'nin yeni nesle vereceği eğitimin, millî eğitim olduğunu kesinlikle ifade ettikten sonra diğerleri üzerinde durmayacağım. Yalnız işaret etmek istediğim mânayı kısa bir misal ile izah edeceğim: Yeryüzünde üçyüz milyonu geçen islâm vardır. Bunlar ana, baba, hoca eğitimiyle, terbiye ve ahlâk almaktadırlar. Fakat acınarak söylüyorum, gerçek hâdise şudur ki, bütün bu milyonlarca insan kütleleri şunun veya bunun esaret ve horgörü zincirleri altındadır. Aldıkları manevî eğilim ve ahlâk, onlara bu esaret zincirlerini kırabilecek insanlık meziyetini verememiştir, veremiyor.Çünkü eğitimlerinin hedefi millî değildir. Millî eğitimin ne demek olduğunu bilmekte artık hiçbir şekilde karışıklık kalmamalıdır. Bir de millî eğitim esas olduktan sonra onun dilini, usulünü, araçlarını da millî yapmak zorunluluğu tartışmadan uzaktır. Millî eğitim ile geliştirmek ve yükseltmek istenilen genç dimağları, bir taraftan da paslandırıcı, uyuşturucu, hayalî fazlalıklarla doldurmaktan dikkatle kaçınmak lâzımdır.
1925 (Atatürk'ün S.D. II, s. 198)

 

© 2007 Turkceciler.com | Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi | Belirli Günler ve Haftalar