• Anasayfa
  • Doküman
  • Ders Notları
  • Rehberlik
  • Z.Defteri
  • Forum
  • İletişim

24 Kasım Öğretmenler Günü

MAKALELER

  • 24 Kasım Anasayfa
  • Atatürk ve Cumhuriyet Eğitimi
  • Atatürk'ün Eğitime Verdiği Önem
  • Aydınlık Geleceğin Âşıklarına
  • Ben Bir Öğretmenim
  • Bilgi Toplumu ve Eğitim
  • Yeni Bin Yılın Eğitimi ve Eğitimcisi
  • Çocuklar, Gül Kokulu
  • Demokrasi ve Eğitim
  • Eğitim
  • Eğitim ve Demokratik Kimlik
  • Eğitim - Öğretim ve Öğretmen
  • Çağdaş Eğitim ve Sevgi
  • Eğitim Sisteminde Yapılanma
  • Eğitim ve Toplum
  • Eğitim ve Öğretmen Üstüne Düşünceler
  • İnsan Ustaları
  • Öğrencilerime Merhaba
  • Toplumun Mimarı Öğretmen
  • Nasıl Bir Eğitim?
  • Öğretmen
  • Öğretmenin Ardından
  • Çağdaş Öğretmen Portresi
  • Öğretmene Mektup
  • Öğretmenim Ben
  • Öğretmenime
  • Öğretmenler
  • Seni Nasıl Anlatsam Öğretmenim
  • Sevgili Öğretmenim
  • Teşekkürler Öğretmenim

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ -MAKALELER

 

  EĞİTİM VE TOPLUM

 İnsanoğlunun tarih sahnesine çıktığından bu yana uğraşları hep daha iyi yaşamak, daha rahat yaşamak, daha mutlu yaşamak şeklinde olmuştur. Zamanla toplumlar değiştikçe, ihtiyaçlar değişmiş, bunun ışığında hayata bakış değişmiş; ama toplumun gelişmesinin eğitimden geçtiği fikri değişmemiştir. Eğitim zamana uyarak kendini değiştirmiş, yenilemiş ama önemini ve niteliğini kaybetmemiştir. Günümüzde gelişmiş ülkelere baktığımızda eğitimi rehber, temel aldıklarından, bu çağdaş ve huzurlu görünümlerine kavuşmuş olduklarını görüyoruz. Artık bu ülkeler eğitime tek bir pencereden değil, birçok pencereden bakıyorlar. Eğitim fert için değil, toplum için; eğitim sadece okulda değil, verilmesi gereken her yerde verilmeli anlayışı hâkim olduğundan çağdaş görünümlerine kavuşmaları hiç de zor olmamıştır.

   İnsana saygı, eğitim; doğaya saygı, eğitim; paylaşma, eğitim; yeni buluşlar ortaya koyma, eğitim… Kısaca eğitimi her zaman, her yerde kullanmışlar ve bunda da başarılı olmuşlardır. Ülkemize baktığımızda bazı farklılıklar kendini gösteriyor. Eğitim var, eğitimci var, eğitimi alacak toplum da var, yani gerekli olan her şey mevcut. O hâlde biz niçin istediğimiz yere varamıyoruz? Bunun cevabı çok basit, ya eğitim sistemimizi toplumumuza göre ayarlayamıyoruz ya da gerekli olan alt yapıyı hazırlayamıyoruz. En basit bir örnek, trafikte birbirimize saygı göstermememiz, yolları paylaşmasını bilmememiz ve sonucunda gelen korkunç kazalar. Bana göre, eğitimle hâlledilebilecek birçok olaydan sadece bir tanesi bu. İnsanımızın yaşayış farkı, hayat standardı, beklentileri göz önüne alınırsa ve bütün bunlara cevap verebilecek bir program uygulanırsa, özlediğimiz yerlerde kendimizi görmemizin imkânsızlığını ortadan kaldırmış oluruz. Bunun için herkes üzerine düşen görevi yaparsa, neden olmasın? Eğitim bilinçli ve düzenli verildikten sonra her şey ona paralel olarak gelişecektir.Nasıl ki herkes evinin önünü süpürürse bütün mahalle tertemiz olur; herkes kendine göre eğitim alırsa, toplum neden düzelmesi.

   Yeryüzünde her şey eğitilirken insan neden eğitilemesin.Bizler de bu arenada eğitimin ayaklarından birini oluşturduğumuza göre, ülkemizin eğitim alanında gelişmesi için var gücümüzle çalışıp ülke kalkınmasına katkıda bulunmalıyız. Çünkü toplum bizlerden çok fedakârlık bekliyor.Toplum öğretmenleri el üstünde tutarken biz de bunun karşılığını eğitimle vermeliyiz.Öğretmen duygudur, öğretmen özveridir, öğretmen mutluluktur, öğretmen fedakârlıktır, öğretmen her şeydir... 2000'li yıllarda davamız her zamanki gibi yine eğitimdir.İnsanlar bizleri bekliyor, sulanmayı bekleyen çiçek gibi, bizleri bekliyor, şekillenmeyi bekleyen hamur gibi.Çiçeği en iyi şekilde beslemek, hamura en iyi şekli vermek öğretmenin tek hedefi olmalıdır. Bunun için nasıl ki eğitim sürekli gelişiyor kendini yeniliyorsa, eğitimci de kendini yenilemelidir. Basmakalıp öğretmenlikten kendini kurtarıp, çağdaş bir görünüm kazanmalıdır.Bu da sürekli bilgi tazelemek, araştırmak ve kendini yenilemekle olur.

   Eğitim ve eğitimcinin önemini ulu önder Atatürk şu sözüyle ortaya koymuştur: "Eğitim ve eğitimciden yoksun bir millet henüz millet olma kimliğini kazanamamıştır."Peki nasıl bir eğitim ve nasıl bir insan modeli?İlk önce öğrencilerimizin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda, kendilerini yetiştirmelerine imkân tanıyan, çağdaş, bilimsel, demokratik ve vatan sevgisini esas alan, bu temeller üzerinde gelişen bir eğitim. Kültürel değerlerimize bağlı olan, Ailesini, vatanını, milletini gönülden seven, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyan, din, dil, ırk, mezhep farklılığı gözetmeden insanlara yaklaşan, Öğrenmenin aynı zamanda öğretmek olduğunu kavrayan, Kendisine saygı duyan, güvenen, çevresine değer veren, İlim öğrenmenin bir fazilet olduğunu anlayan, her türlü görüşe saygı duyan ve onlardan faydalar çıkarmasını bilen, Öğretmenin yaşının olmadığını, öğrenmenin ömür boyu devam ettiğini kavrayan bir insan modeli yetiştirmek biz öğretmenlerin en büyük ödevi ve sorumluluğu olmalıdır.

   Bütün bunları yapmak zor değil, ama yapacağımıza inanmamız gerekir. İnanmak başarmaktır.

Özcan BOZKURT
Gazipaşa İlköğretim O. Türkçe Öğretmeni Elbistan / K. Maraş

 

© 2007 Turkceciler.com | Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi | Belirli Günler ve Haftalar